Sabahın erken sularında Efe'nin beni dürtmesiyle gözlerimi aralarken, bana ters ters bakıyordu. Ömer ile aynı yatağı paylaşarak hata yapmıştım galiba, ikimiz sıkış pıkış yatmıştık. Ben koltukta yatarım diye ısrar edince O zaman sen yat yatakta, ben yatarım koltukta demişti. Vicdanım sızladı ve kabullendim. "Eyüp Şadoğlu kapıda." Gözlerim yerinden çıkar gibi olduğu zaman, "İçeri girmiş mi," diye sordum ona merakla. Eyüp ağabeyimin gelmesi buraya beni tedirgin etti. "Yok, az önce birlikte geldik. Hemen çık şurdan. Ahtapot gibi sarmış Ömer! Gerçekten, şu şeyden nasıl hoşlandığını merak ediyorum," diyerek gözlerini devirdi, şu şeye bir de benim gözümden bak diyememekle birlikte kendimi attım yataktan. Üzerimi düzeltip saçlarımı topladım. "Her hangi bir şey olmadı değil mi?" "Hayır, o

