17 bölüm

1094 Kelimeler
Kanita, gözleri yaşlarla dolarak, “Bu durumu sadece annem çözebilirdi,” dedi hüzünle. “Kaybın için üzgünüm kıymetlim. Ama evet, rahmetli kraliçe Beni, Lord Andres’e yaptığı gibi benim Elysia’ya da bir büyü yapıp onu benimle denk yapabilirdi.”dedi Valeri.. Valeri hemen ayağa kalktı, içinde bir umut belirmişti. “Peki, bu büyüyü başkası yapamaz mı?” diye sordu, umudunu kaybetmemek için elinden geleni yaparak. Kanita, hüzünle ona baktı. “Annemin yaptığı büyü başkası tarafından yapılamaz. Onun büyüleri, diğer soyumuzdaki büyücülerden daha nadir ve güçlüydü. O, hem kalbini hem de ruhunu bu işe katmıştı; onun gibi bir başkası bunu başaramaz,” dedi. Valeri ve Kanita, üzgün bir şekilde oturdular, akıllarında beliren sorularla dolup taşarken, nasıl bir yol bulacaklarını düşündüler. Valeri’nin içindeki boşluk, Elysia ile birlikte olmanın hayaliyle daha da derinleşiyordu. İkisi de, bu durumu düzeltmenin bir yolunu bulmak zorundaydılar; yoksa Valeri, aşkını kalbine gömüp prenseslerden biriyle evlenmek zorunda kalacaktı. “Belki de başka yollar bulmalıyız,” dedi Valeri, kararlılıkla. “Onun benim için ne kadar değerli olduğunu biliyorsun. Bu aşkı kaybetmek istemiyorum.” Kanita başını salladı. “Evet, bir şeyler bulmalıyız. Elysia’nın kalbinde de bir umut var. Eğer bu aşkı gerçekten istiyorsan, onun için savaşmalısın.” Valeri, bu sözlerin ona verdiği cesaretle doldu. “O zaman, yarın prenses adayları gelmeden önce bir plan yapmalıyız. Elysia’yı kazanmak için ne gerekiyorsa yapacağım,” dedi kararlılıkla. İki kuzen, bu aşkı korumak için mücadele etme kararlılığıyla yeni bir plan yapmaya koyuldular. Valeri, kalbinde taşıdığı bu büyük aşkı kaybetmemek için elinden geleni yapmaya hazırdı. Elysia ile olan bağı, onun için her şeyden daha değerliydi ve bu sevginin önündeki engelleri aşmaya kararlıydı. Ama ne yazık ki, gece boyu yapılan araştırmalar ve planların hiçbiri Valeri'nin aşkını kurtarmaya bir sonuç vermemişti. Hayalinde Elysia'yla geçirdiği her an canlanıyor, ona duyduğu özlem ise kalbini kemiriyordu. Sabah güneşinin doğmasıyla birlikte davullar çalmaya başladı ve misafirlerin gelişi müjdelenmişti. Büyük salonda, Iris kral ailesinin üyeleri, muhafızlar, danışmanlar ve görevliler yerlerini almıştı. Kahya Tey, birer birer soylu aileleri ve prenses adaylarını tanıtmaya başladı. *Prenses Selina - Baroness Ailesi: Uzun, dalgalı sarı saçları ve mavi elbisesiyle dikkat çeken Selina, kendinden emin bir duruş sergiliyor. *Prenses Amara - Kontes Ailesi: Zarif bir yeşil elbise giyen Amara, derin yeşil gözleriyle dikkat çekiyor. Gözlerindeki ışıltı, Valeri’ye olan ilgisini belli ediyor. *Prenses Mira - Kreşin Ailesi: İnce yapılı bir genç kız olan Mira, beyaz elbisesiyle masum ve sakin bir hava yayıyor. *Prenses Elda - Düşes Ailesi: Cesur bir şekilde giyinmiş Elda, gümüş ve altın işlemeleriyle tüm bakışları üzerine çekiyor. Kendine güveniyle dikkatleri üstünde topluyor. Bu prensesler, Valeri’nin karşısında duruyor ve her biri onun kalbini kazanmak için bir fırsat bekliyor. Valeri, içindeki boşluk hissiyle birlikte bu adaylara baktı. Her biri, kendi hikayesini taşıyor, ama onun kalbinde sadece Elysia vardı. Duyduğu üzüntü, bu genç kadınların zarafetleriyle daha da derinleşti. Elysia’yı kaybetme korkusu, her geçen dakika içinde biraz daha büyüyordu. Kahya Tey, “Şimdi, prenses adaylarımız kendilerini tanıtacaklar,” dedi. Salondaki herkes, büyük bir merakla adayları dinlemeye başladı. Valeri’nin aklı ise Elysia’da kalmıştı. Elysia’nın kalbini kazanmak için bir yol bulmalıydı, yoksa bu adayların herhangi biriyle bir araya gelmek zorunda kalacaktı. Kahya Tey, prenses adaylarının tanıtımına geçerken salondaki atmosfer bir hayli gerginleşti. Adaylardan biri sahneye çıkarak, başını hafifçe eğip gülümsedi. Prenses Selina, kendine güvenen bir sesle, "Ben Prenses Selina, Baroness Ailesi’nin kızıyım. Kraliyet geleneklerine saygılıyım ve ülkemin refahı için her zaman çalışmaya hazırım," dedi. Sözleri salondan alkış topladı, ancak Valeri sadece onu dinliyordu, aklı Elysia'daydı. Prenses Amara sıranın ikinci sırasında yer aldı. "Ben Prenses Amara, Kontes Ailesi’nden. Benim için önemli olan, sevgiyi ve sadakati bulmak. Krallığımızın geleceği için iyi bir eş olmak istiyorum," dedi. Salondan birkaç hayran bakışı aldı ama Valeri’nin ilgisini çekmiyordu. Üçüncü sırada Prenses Mira sahneye çıktı. "Ben Prenses Mira, Kreşin Ailesi'nden geliyorum. Merhamet ve anlayışla dolu bir kraliçe olmayı hayal ediyorum. Herkesin sesini duyacağı bir ülke istiyorum," dedi. Bu sözler, Valeri’nin kalbinde bir şeyler kıpırdattı, ama Elysia'nın yerine geçecek biri olamazdı. Son olarak Prenses Elda sahneye çıktı. "Ben Prenses Elda, Düşes Ailesi'nden. Güçlü bir lider ve cesur bir eş olmayı amaçlıyorum. Ülkemi savunacak ve halkım için savaşacak bir kraliçe olmalıyım," dedi. Gözlerindeki kararlılık, bazılarına cazip gelebilirken, Valeri’ye sadece soğuk bir duyguyu hatırlatıyordu. Salondaki herkes, prenseslerin tanıtımını dikkatle dinlerken, Valeri'nin kalbinde bir sıkıntı büyüyordu. Elysia’nın gözleri, onu bu salonun dışında bekliyordu. Onun için bu adayların hiçbiri önemli değildi. Kahya Tey’in yanı sıra danışmanlar ve muhafızlar, prenses adaylarının aralarındaki en iyi seçimleri yapmak için kıyasıya bir tartışmaya gireceklerdi. Valeri, kafasındaki düşünceleri bir kenara itip, prenseslerden birine duygu hissetmediğini kabullenmeye çalıştı. Ancak içindeki ateş sönmüyordu. Bu durumda bir şey yapmalıydı. Aşkı için mücadele etmek, vazgeçmekten çok daha iyiydi. Valeri bir seçim yapmak zorundaydı; herkes onun kararını bekliyordu. Kral Setis sessizce oğluna döndü ve, “Evet oğlum, hangisini seçeceksin?” diye sordu. Valeri, prenseslerin yüzüne birkaç saniyelik bir bakış attı ve düşünmeye başladı. Belki de onun için son kaçınılmazdı; aşkını unutmak zorunda kalacak ve sevmediği biriyle evlenecekti. Bunları düşünürken, Kanita aniden araya girerek, “Sayın misafirler, sevgili kuzenim Prens Valeri, prenses gelin adaylarını birkaç talimden geçirmek istiyor. Böylelikle ona en uygun adayı seçecek,” dedi. Yarışma kuralları ve oyunların ne olacağını günün ilerleyen saatlerinde öğreneceksiniz. Şimdi hepiniz odalarınıza gidip dinlenebilirsiniz.” Valeri içinden, “Teşekkür ederim kıymetlim,” dedi. Kral Setis, bu yeni gelişmeyi ilginç bularak onayladı ve yarışmaları belirlemek için danışmanlarıyla başka odaya geçtiler; diğerleri de dinlenmeye gittiler. Valeri, Kanita’nın öne atılmasıyla kendine gelmişti. Prenseslerin arasında bir seçim yapmak zorunda kalmak, düşündüğü kadar basit olmayacaktı. Kanita'nın önerisi, belki de Elysia’yı unutma yolunda ona bir şans veriyordu. "Bir yarışma düzenlemek, en azından onları daha iyi tanımamı sağlar," diye düşündü. İçindeki umut, onun için mücadele etme arzusunu ateşliyor, Elysia ile olan bağını koruma isteği daha da güçleniyordu. Büyük salon yavaş yavaş dağılırken, Valeri ve Kanita bir kenara çekildi. “Eğer bu yarışmalar sonunda Elysia’yı kazanamazsam, en azından iyi bir seçim yapmış olurum,” diye düşündü. Kanita ise, Valeri’nin aklındaki çatışmayı sezip, ona cesaret vermek için yanındaydı. “Aşkını kaybetmek zorunda değilsin, Valeri. Bu yarışmalardan sonra, belki Elysia’yı kazanmanın bir yolunu bulursun,” dedi. Valeri, Kanita’nın cesaret verici sözlerinden etkilenmişti ama yine de içinde bir belirsizlik vardı. “Ama bu prenseslerden biriyle evlenmek zorunda kalırsam, Elysia’yı her gün hatırlamak zorunda olacağım. Kalbimde onun yeri her zaman özel olacak,” diye yanıtladı. Yarışmaların detaylarını öğrenmek üzere danışmanlarla odaya geçen Kral Setis, Valeri’yi de yanına çağırmıştı. Danışmanlar, prenseslerin yeteneklerini test etmek ve Valeri’ye en uygun olanı seçmek için bir dizi etkinlik planlıyorlardı. Valeri, tüm bunların nasıl gelişeceğini merakla bekliyordu. Valeri, kafasında kurduğu planları hayata geçirmeye karar verdi. Yarışma boyunca, prenseslerin yeteneklerini gözlemleyerek, Elysia ile olan bağlantısını daha da güçlendirebileceğini düşünüyordu. Yarışma başlamadan önce, her bir prensesin kalbini ve karakterini daha iyi anlamak istiyordu.
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE