“Hoş bulduk anne.” Rabia Hanım ocağın başında hafifçe eğilmiş, tencerenin içindeki yemeği yavaş yavaş karıştırıyordu. Buharın arasında yüzü pembeleşmiş, gözlerindeki yorgunlukla karışık huzur dikkat çekiyordu. Mutfakta oluşan sessizlik, sadece tencerenin hafif fokurtusuyla bozuluyordu. Rabia Hanım, kızının sesini duyunca başını kaldırdı, yüzünde hem sevinç hem de bir anneye özgü merak dolu bir ifade belirdi. Kızının gözlerindeki kaçamak bakış dikkatinden kaçmadı ama hiçbir şey söylemedi, annelerin iç sezgisi bazen kelimelerden önce konuşurdu. Babası ise mutfak masasında oturmuş, gazetesinin sayfalarını ağır ağır çeviriyordu. Arada bir gözlüğünü burnunun ucundan yukarı itiyor, kulakları ocağın başındaki karıştırma sesini duydukça evin sıcaklığını içine çekiyor gibiydi. Birbirlerine yoldaş

