Tamam. Bir karar vermiştim. Bahçeye geri döndüm. Bu karardan da asla pişmanlık duymayacaktım. Enes, elindeki çatalı mikrofon gibi tutmuş, bozuk sesiyle bir arabesk parça mırıldanıyordu. Sesi de rezalet ötesiydi ama eminim ki, birisi laf dese daha çok sinirlendirmek için kulağının dibinde söylemeye devam ederdi. Bu yüzden sessiz kaldım. “Yavuzcuğum." dedi Enes, şarkısını yarıda kesip ciddiyetle. “Lütfen bana bir su verir misin?” Yavuz, elindeki çay bardağını masaya bırakırken sabır dilercesine gökyüzüne baktı. “Geri zekalı." dedi dişlerinin arasından. "Ayağı koptu sanki." Enes gözlerini kırpıştırdı ve büyük bir drama ile "Vay be!" dedi. "Demek ayağımız kopsa bana bir suyu bile çok göreceksin...Anlaşıldı. Senden hayır çıkmaz." diyerek başını iki yana sallayınca Yavuz gözlerini devird

