* Kurtlukta, düşeni yemek kanundur. * Kutuplar kadar soğuk bakan gözleri, soluk ölü gibi duran teni, yıllardır gülümsemenin uğramadığı dudakları.. Her gün bir kere neden yaşadığını sorguluyor, sonra hemen bu düşüncesinden arınıyordu fakat içinde bir yerlerde çığlık çığlığa isyan eden kadını susturamadığı zamanlar olmuyor değildi. İsyan etmeyeceğim dedikçe sırtına ağırlık yapan yükler kendini belli edercesine sızlıyordu. Kalbinde ki ağırlık her geçen gün biraz daha artıyor, nefes almasını bile zorlaştırıyordu. Ne zaman son bulacaktı? Çektiği bütün acılar ne zaman ondan alınacaktı? Aldığı bütün yaralar ne zaman kabul bağlayacaktı? Reva mıydı? Küçükken yaramazlıklarıyla annesini üzdüğü için reva mıydı bu çektikleri. Oysa ki her gün özür diliyordu. Yaptığı bütün yaramazlıklar için anne

