Elif Revire geldi Tuna. Hakkari devlet hastanesine gitmemiz lazım dedi. Hiçbir şey sormadım Tuna’ya. Yüzüne baktım sadece. Gözleri bana “yürü” dedi, ben de yürüdüm. Ayaklarım istemsiz gitti peşinden. Sanki içimde biri varmış da beni ittiriyormuş gibi… Zaten artık kendi içimde bile değilim. Arabaya bindik, yol boyu tek kelime etmedi. Ben de etmedim. Ellerim titriyordu. Kalbim sanki yerinden çıkacak gibiydi. Biliyordum. Bu sefer içime doğmuştu. Bu boşluk başka bir boşluktu. Hastanenin önüne geldik. Hakkari Devlet. Kalbim daha da hızlandı. Beni acilin arkasından bir kapıya götürdü Tuna. Bir şey var, ama nasıl diyemiyor. Orada Metin Yarbay bekliyordu. Gözleri kıpkırmızıydı. Nefesimi tuttum. Bir an “cenazeyi bulduk” diyecekler sandım, yere çöküverdim. “Elif,” dedi Tuna. Sesi o kadar yava

