Öykü’den “Ben seninle hiçbir yere gelmiyorum.” Adam hiç umursamadan elini sırtıma hafifçe dokundurup diğer eliyle de dışarıya doğru buyur etti. “Sevim, bize iki kahve.” “Tabii Mete Bey, hemen.” Ben şaşkınca onun bu pişkinliğine bakarken bana döndü. “Kahveni nasıl alırdın?” Sinir bütün damarlarımda dolaştı; ne istiyor bu adam benden? Tepemin atmasına azıcık kaldı, çok az. Sadece olay çıkartmak istemiyorum. “Sütlü, sade,” dedim dişlerimi sıkarak. Buradan çıkınca Ankara’nın diğer ucuna gider, bu adamı görmem bir daha. “Sevim, bana da aynısından,” dedi, gözleri üzerimde dolaştı. “Siz mi? Ta-tabii Mete Bey,” dedi kadın kekeleyerek. Öykü kızım sabır; şuradan bir vukuat çıkarmadan çık, senden iyisi yok. Bu cins adam başına bela açabilir, az sabır. Dişlerimi sıka sıka dişsiz kalacağım.

