Mete’den Telefonuma gelen bildirimle oturduğum yerden kalktım. Ailecek bir aradaydık. Aile sohbeti falan, gayet iyi vakit geçirmiştik. Ben ayaklanıp bahçeye çıkınca Halil fark edip anında yanıma geldi. “Mete, yamuk bir durum mu var?” “Bilmiyorum.” “Niye fırladın oğlum o zaman?” “Halil, sana demiştim ya, Öykü...” “Peşine adam taktın, şimdi de ondan haber geldi.” “Yani sonuçta psikopat gibi telefonunu falan takibe alacak değildim; sadece uzaktan biri izliyordu. Yaptığı işlere asla anlam veremiyorum Halil. İlk bizim davette gördüm garsonluk yaparken.” “Bahsetmiştin ama bir daha görmedin.” “Delirmedim gerçekten, vardı tabii ki; baktım kamera kayıtlarına. Sonra da işte...” “Uzaktan haber almak istedin, daha fazlasını kolayca yapabilecek gücün varken.” “Bak, takıntılı bir pislik olmak

