Sabahın ilk ışıklarıyla lojmanda bir sessizlik hâkimdi. Gece boyunca süren çekimler sona ermiş, set ekipmanları toparlanmıştı. Alan yeniden gerçek hayata dönüyordu: beton duvarlar, resmi üniformalar, mütevazı kahvaltı masası… Ama bir şey değişmişti. İçinde hala sette yaşanan, gözlerin buluştuğu, keskin ama sıcak bakışlar vardı. Alara, kahve makinesinin başındaydı. Bu kez kendi kahvesini yapıyordu: çift espresso, az süt, bir tutam tarçın. "Bugün yeni bölüm değil, yeni hayat sahnesi geliyor," diye fısıldayarak fincanına uzandı. Hakan koridora doğru adımlarla geldi. Etrafındaki askerler ona saygıyla selam verdi, ama Hakan’ın gözleri yalnızca Alara’daki yeni ama tanıdık görünümü arıyordu. Alara kahvesini yudumlarken Hakan yanına yaklaştı, ciddi ifadeyle kaşlarını çattı. "Set bitti. Artık ger

