Sabahın ilk ışıkları lojmanın beton duvarlarını yalarken, Alara Hakan'ın çelik kadar sert kolları arasında uyandı. Gece boyunca savaşmışlardı - yatakta, duvarda, halının üzerinde... Şimdi ise sessiz bir ateşkes vardı. Hakan'ın nefesi ensesinde ılık ılık esiyor, kolunu beline sıkıca kenetlemişti. Alara kıpırdadığı anda, uykulu bir sesle homurdandı: "Emir yok. Hareket yok." Alara dudaklarını kıvırdı. "Komutanım, tuvalet izni istiyorum." Hakan gözlerini açtı, yeşil bakışları puslu ama tehlikeliydi. "5 dakika. Fazlası cezalandırılır." Alara yataktan fırlarken, Hakan'in tokat hafifliğinde bir şaplak indirdiği kalçası hafifçe yanıyordu. *Tanrım, bu adam beni deli ediyor.* --- Mutfakta Hakan üniformasını giyerken, Alara ona arkasından yaklaştı. Ellerini sert karın kaslarına doladı, dudakların

