Selamun aleyküm 🍂🍂 Keyifli okumalar…🍭🍭 Mart'ın ilk günleriydi. İstanbul'da hava henüz soğuk ama rüzgârda bir bahar kokusu vardı. Erguvanlar tomurcuklanmaya başlamış, sokak lambalarının altında hafif bir pembelik hissediliyordu. Ben ise içimde hâlâ o griyi taşıyordum. Her sabah aynı rutine uyanıyordum: ocakdaki kaynayan çaydanlığın sesi, banyoda yüzümü yıkamak, aynada kendime bakmak ve her seferinde aynı şeyi görmek – gözlerimin altındaki morluklar, dudaklarımın kenarındaki o ince çizgiler... Bunlar artık benim yüzüm olmuştu. Neden hâlâ aynaya bakıyorum ki? Her bakışımda o küçük kelebeği arıyorum. Karnımın düzlüğünü gördükçe içimden bir parça daha kopuyordu. Ama bakmaktan vazgeçemiyorum. Sanki bir gün o aynada farklı bir şey görecekmişim gibi. Belki bir gülümseme. Belki bir umut. Ama

