Selamun aleyküm 🍂🍂 Keyifli okumalar...🍭🍭 Aradan tam otuz bir gün geçmişti. . Takvim yaprağını koparırken elim titriyordu. Şubat bitmiş Mart' ın ilk günü gelmişti. Dışarıda Ankara' nın o bildik nemli soğuğu camları buğulandırıyordu. İçeride ise soğuk bambaşka bir şeydi. Kemiklere işleyen, kalbin en kuytu köşelerine sızan bir soğuk. Karnım hâlâ düz. Hâlâ boş. Hâlâ yabancı. Aynaya her baktığımda aynı şeyi görüyorum: bir kadının yüzü. Ama o kadın ben değilim. Benim gözlerim değiller bunlar. Bunlar bir şey kaybetmiş, bir şey çalınmış gözler. Bir şey çalındıktan sonra da geri getirilmeyeceğini çok iyi bilen gözler. Alp ile konuşmuyorduk pek. Yani... konuşuyorduk. Ama kelimeler yüzeyde kalıyor. Altında kalan şeyler çok ağır, çok keskin. Dokununca kanıyor. Sabahları aynı saatte uyanıyord

