Güzel bir cuma gününü iş yerinde fazlasıyla yoğun atlatmıştım. Okuldayken en sevdiğim gün cumaydı. Hem haftasonuna giriyorduk hem de Şirin'in ailesi ve bizim ailemiz piknik buluşmaları ayarlıyordu. O keyifli günlerden geriye yalnızca anılar kalmıştı. Elime aldığım resim çantasıyla A kanadının verdiği tasarım görevinde yardım almak için Bora'nın atölyesine gidiyordum iş çıkışı. Epeyce dalga geçecekti benimle. Ona muhtaç kalmama sevinecekti. Yine de gidecek başka yerim yoktu. O patavatsız ve kırıcı bir adam olsa da güvenilirdi. Bora'ya güvenim tamdı. Kışın ortasındaydık fakat hava yeterince soğumamıştı sanki. Eskiden kar yağsın diye can atardım. Şimdi toprağın altında bir canım varken karın yağmasını istemek bencillik gibi geliyordu. Anneme o kadar kızmıştım ki beni azarladığı

