Evdeki sessizlik Kur’an seslerine karışıyordu. Esra’nın cenazesi birkaç saat önce toprağa defnedilmişti. Ağlaşmalar biraz daha sakinleşmiş, her şey daha dingin bir hâl almıştı. Kur’an bittikten sonra Elif ve Asiye, ikramları dağıtıyordu. Züleyha, yeni gelmiş, cenaze ile ilgilenmeye başlamıştı. Selma Hanım hayatındaki son kişiyi, evladını kaybetmeye dayanamayarak sinir krizi geçirmişti. Hastanede oluşu ve cenazeye katılamaması ile Saliha Hanım yanına gitmişti. Ona destek olmak istemişti ama karşısındaki kadının acısına bir çare bulamazdı. Uyutuluyordu, bu yüzdende başında bekleyişleri çetrefilli bir hal alıyordu. Sonuçta ölen kişi kendisinin de kızı sayılırdı. Oğlunun biriciğiydi, torununun annesiydi. Buna katlanmak kolay değildi. Elif, tepsiyi köşeye koyduktan sonra boş sandalyeye çöktü.

