İlerideki masada oturan genç kadına uzun uzun baktı. Kendisine dönük olmadığı için kapının önü birkaç dakika düşünmesi için bir fırsat olmuştu. Nefesini soludu ve en sonunda masaya doğru ilerledi. Birilerini bekletme gibi bir huyu yoktu lakin içindeki bu buhranı yok etmek istiyordu. Selam verdiğinde genç kadın başını kaldırdı. Halid’i görünce oturuşuna çeki düzen verdi. Genç adam karşısına oturmuştu artık. Ne Halid ilk söze atılabildi ne de Filiz. İki genç başlarını kaldırıp birbirlerine bakamadılar bile. O an sessizliği bozan garson oldu. İki çay sipariş etti Halid. Karşısında sessiz bir o kadar da ürkek duran genç kadına kısa bir an baktı. Sessizliğe bir son vermek istedi. Net ve bir o kadar da aniden girdi söze. “Erdem bahsetmiştir benden.” Hal hatır sormadı, bunu istemiyordu da. Filiz

