Ruken... Abla, kardeş, yoldaş, çocukluk arkadaşı, sırdaşı, Hüseyin'in her şeyi... Ablaydı ama o, küçük kız kardeşi gibi bakardı hep ona. O derece naif ve kırılgandı. İlgiye muhtaçtı. Evlendiği günden sonra Hüseyin günlerce içine kapanmış kimseyle konuşamamıştı. Ancak onlar birbirlerini anlarlardı. Babalarının vurdumduymazlıklarını, anneleriyle olan sorunlarını, varken yokluk çekmeyi bir tek onlar biliyordu. Yaşları gelip olaylara akılları erince Serhat'ın hissetmemesi için yapmadıkları şey kalmamıştı. Evvela Ruken yakından ilgilenir basit sorunlarını çok önemli bir şeymiş gibi enine boyuna düşünür Hüseyin'le paylaşırdı. O da aynı hassasiyetle yaklaşır babasından daha çok ilgilenirdi kardeşiyle. Tıpkı kendi gibi yetiştirmişti Ruken Serhat'ı. En az onun kadar merhametli onun kadar yumuşa

