Antrenman sahasında sürekli sekmekte olan toplar beynimin içinden içi boş birer kurşun gibi geçip gidiyordu. Kafamın içi her şeyden daha ağır ve doluydu. Karmaşık zihnim, kafatasımın içine suyu sıkılmadan konulmuş çamaşır parçaları gibi gereksiz ağırlık yapıyordu. Son zamanlarda oldukça tahammülsüzleşmiştim. Son yaşadıklarım beni resmen yaşlı, huysuz dedelere dönüştürmüştü. Evde bitmek bilmeyen şikayetlerim yüzünden annem tarafından terlikle kulübe kovalandığımdan beri antrenman sahasında sinir bozucu toplarla kafa bulmaya çalışıyordum. Yaşadıklarımdan ziyade regl günlerinde kafam ayrı bir sersemleşiyordu. Topları sinir bozucu bir şekilde sektirmeye devam ederken salonun girişinden gelen sesle duraksadım. Tanıdık gelen sesle yüzüm anında sinirden gerilirken kapının hemen yanında duran

