Yağmurun bize başı kötü başlayıp sonu güzel biten bir gün vermesinin ardından birkaç gün geçmişti. Hayatımız bir liselinin yaşayacağı monotonluk ve sıradanlıkla ilerlemekteydi. Güneşli bir pazar günü kulüpten izinli olduğumuz için odamın balkonunda sütlü cici bebe keyfi yapıyor, bir yandan da son işlediğimiz dersleri tekrar ediyordum. Keyfim yerindeydi. Bu durum telefonum çalana kadar böyle devam etti. Çalan telefona baktığımda arayan numaranın kayıtlı olmadığını gördüm. Kaşlarım hızla çatılırken telefonu tereddütle açtım. Tanıdık bir ses "Merhaba Nil." diyene kadar da bu böyle sürdü. "Behiye ben. Mete'nin annesi." Ekranın diğer ucundaki Behiye teyzeyi tanıdığımda tüm gevşekliğim tuzla buz oldu. "Behiye teyze?" diye şaşkınlıkla soluduğumda halimi anlayarak "Aramamı beklemediğini biliyord

