66

1039 Kelimeler

Bir otobüsün en ön koltuğundan bilet alıp tekerleklerin altından geçip giden yolu izlemek gibiydi hayat. Otobüsün içinde kalk, dolaş ya da istersen halay çek; yol seni senden bağımsız bir şekilde illa ki bir diyara sürüklerdi. Ben otobüsün içinde halay çekecek kadar çılgın biri değildim. Yalnızca oturduğum yerden sakince yol şeritlerini izlerdim ve yine o anlardan birindeydim. Zamanın geceye vurduğu bir vakitte yağmur yeryüzünü sağanaklarıyla dövmekteydi. Yağmurun ıslatmaya çalıştığı bedenimi koruma amaçlı cam tavanlı otobüs durağınının altına sığınmıştım. Oturduğum bankta cadde yolunun şeritlerini gözlerimle takip ederken bir yandan da otobüsün ve Mete'nin gelmesini bekliyordum. Bahar yağmurları bu sefer de affetmemiş, tam on ikiden vurmuştu. Gündüz evden çıkarken hava durumuna bakmadı

Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE