Şair dizesine iki kelime daha ekliyor, yazar mürekkebinden iki damla daha eksiltiyordu. Ağaçlar iki yaprak daha döküyor; yapraklar, saatlerin savurduğu günler gibi havada uçuşuyordu. Ve sonunda kum saatinin gösterdiği rakam doğum günümle uyuşuyordu. Takvimler bir yaş daha aldığımı gösterirken saçımın ve kıyafetimin son rötuşlarını tamamladım. Akşam Mete'yle tiyatroya gidecektik. Fazla ilgiden hoşlanmadığım için kendi doğum günlerimi kutlamayı sevmeme gibi bir huyum vardı. Yasemin bunu yıllardır bilip böyle kabullense de Mete ve Ufuk'u ikna etmesi kolay olmamıştı. Günün sonunda sırf iş yine doğum günümü kutlamaya gelmesin diye toplu buluşma planlarına da çanak sokmak durumunda kalmıştım. Yine de bütün bunlara rağmen Mete'nin çıkma teklifine tav olmaktan kendimi alamamış, kutlamaması şartıy

