6.bölüm

3481 Kelimeler
Doğan’ların evine gittik annemler hazırdı bavullarını arabaya koyup havaalanına götürdük vedalaştık… Yollarda başıboş dolaştık, pamuk şekeri, kâğıt helva, renkli macun şekeri bile yedik, en sonunda pes ettik, evimizin sıcaklığına birbirimizin koynuna attık kendimizi, damarlarımızda kan değil aşk dolaşıyordu sanki tekrar büyük bir şehvetle birbirimizin olduk. ***** Rutin hayat başlamıştı Kaan işine ben okula, sıkça birbirimizi arıyor geceleri iple çekiyorduk… Zaman geçtikçe azalacak arzular, daha da şiddetleniyordu, Kaan öğretmenimdi o öğrettikçe ben içine fantezilerimi katarak harmanlıyor erkeğimi arzudan çıldırtıyordum. Kaan yardımcı alalım diye ısrar etse de şimdilik kendi işimi kendim yapabiliyordum. Evde ikimizin olması hoşuma gidiyordu. Sınırımız sadece yatak odasıyla kalmıyor, evin dört bir yanında gönlümüzce birbirimizin oluyorduk. Elimde elektrik süpürgesi salonu süpürme telaşındaydım, Kaan koltuğa oturmuş gazetesini okuyordu. “Ayaklarını kaldır” “Ceylin, hem okul, hem iş gel inat etme” “Kaldır ayaklarını, belim koptu zaten” “Senin kadar inatçı birini hiç tanımadım ver şu süpürgeyi” dedi, elimden aldı süpürmeye başladı. Ama ne süpürme bir oraya bir buraya dokunduruyor yarım yamalak iş yapıyordu. “Ama ya, böyle ev temizlenmez” “Bana bak kadın, ben kendime temizlikçi isteseydim seninle evlenmezdim. Allaha şükür yardımcı tutacak paramız var. Bir an önce kararını ver” Fazlamı inat ediyordum ne? ***** Yaz gelmişti, sınıfımı geçmiştim şimdi tatil zamanıydı.  Birlikte Muğla’nın incisi Gökova’nın Akyaka beldesine gitmeye karar verdik, çok güzel ve şirin bir beldeydi, iki katlı evler hepsi otantik görünümdeydi, yine iki katlı evlerden oluşan otele rezervasyon yaptırmıştık, Beldenin arkası dağ önü denizdi çam ağaçları nerdeyse denizin içindeydi villaların bahçelerinde turunç limon, mandalina portakal ağaçları rengârenk begonvil çiçekleri vardı, tabiat harikası bir yerdi, çok sevmiştik. Gece azmak yanında olan balık restoranına gittik, azmak dağların içinden çıkan yazın en sıcak zamanında bile suyu buz gibi olan denize kavuşmak için akan bir akarsuydu. Güneşin batışı muhteşemdi, sağımızda solumuzda ördekler kazlar dolaşıyordu, onları ellerimle beslemeye başladım çocuk gibi peşlerine düştüm kovaladım,  Kaan bu halime kahkahayla gülüyordu, birbirimize sarılarak otelimize yürüdük uzun bir yoldu, terlemiştim üstümdeki elbiseyi çıkardım, Kaan hemen hareketlendi… "Dur canım duş yapayım çok terliyim" "Duş yapmasan uzun bir küvet keyfi yapsan nasıl olur" "Ben çabuk yapayımda koynuna geleyim diyordum tamam o zaman" Küveti doldurdum,  içine bol miktarda şampuan döktüm,  bir kadehte şarap aldım yanıma, gerçekten çok iyi gelmişti vücudum gevşemişti… Banyonun hoporlerinden yumuşak bir müzik yayınlanıyordu onu dinleyerek gözlerimi kapadım şarabımı elime aldım.  Kaan'ın ellerini omuzlarımda hissettim yavaşça masaj yapıyordu iyice gevşemiştim elleri göğüslerime inmiş okşuyor sıkıyordu hiç gözlerimi açmadım ellerinin verdiği hazza odaklanmıştım… Elleri karnıma indi okşamaya başladı daha aşağı inmesini istiyordum, tam yaklaşıyor elini geri çekiyordu.  İşkence haline gelmişti artık kasıklarım sızlıyordu tam geri çekecekken elini yakaladım koluna tutunarak ayağa kalktım dudaklarından öpmeye başladım eli nihayet istediğim yerdeydi okşuyor yoğuruyor beni kudurtuyordu… "Kaan dayanamıyorum hadi gel" "Rahatla sevgilim gecemiz uzun sıra bana da gelecek" Sırtımı döndürdü kendine yasladı dudaklarıyla boynumu öpüyordu bir eli göğüslerimde bir eli de kasıklarımdaydı… Okşamalarına parmaklarının hareketlerine dayanacak halim kalmamıştı büyük bir zevk dalgasıyla rahatlama geldi, kendimi yine suyun içine bıraktım… "Planladın değil mi bunu" Kaan gülüyordu "Evet,  hain planlarımın kurbanı oldun" Birden soğuk suyu açtı, üstümdeki köpükler gitmiş bende donmuştum "Dondurdun beni" "Şimdi seni fırın gibi yapacağım" Kucaklayıp yatağın üstüne attı, tekrardan hain planlarını üstümde uygulamaya başlamıştı hiç şikâyetçi değildim bu sefer birlikte cennete uçtuk. ***** Sabah yat gezisi yapmaya karar verdik Akyaka sahilinden büyük tekneler kalkıyordu, Kaan kalabalık istemediği için küçük bir tekne kiraladı, koyları dolaşmaya başladık, Lacivert koy, Gelibolu adası, mağaralar, Cleopatra adası, İnce kum muhteşem koylardı hele Cleopatra adası ve ince kumun denizi muhteşemdi, ömrümü bu beldede geçirebilirdim. "Çok sevdiysen burada bir yer alalım İstanbul da sıkılınca buraya kaçarız" "Sahi yapabilir miyiz?" "Neden olmasın benim güzel karım istemiş ben olmaz mı diyeceğim bende çok beğendim" Tekneden indikten sonra el ele bütün Akyaka’yı dolaştık kadınlar sere serpeydi yanında kadını varken bile Kaan’a bakıyorlardı birden sinirlendim… "Bu ne ya yanında kadın varken bile bakıyorlar gözleriyle yiyecekler sanki" "Seni kıskanç cadı benim gözüm senden başkasını görmüyor" Gerçekten kocamın gözü benden başkasını görmez haldeydi, daha çok yeniydik bu halinin ölene dek devam etmesini diledim. Erkeğimin kadınlar arasına popüler olduğunu geçmişinde çok fazla beraber olduğu kadınlar olduğunu biliyordum. Bunu bildiğimden, cinsel yönden tüm varlığımla ona katılıyor gözünün dışarı kaymaması için ne mümkünse yapıyordum. İçimde ki ses beni sıkça uyarıyor onun sayesinde tam bir seks canavarı oluyordum. Kocam memnundu bende çok memnundum… Bir hafta çabucak geçmişti… Tatilimizin bitince neredeyse ağlayacak hale gelmiş, son gün adım adım Akyaka’nın her yerini dolaşmış bir kez daha doğal güzelliğine hayran kalmıştım. **** Yazlık kulübü de açmıştık Doğan da bende yoğunluktan başımızı kaşıyacak zaman bulamıyorduk… Gittikçe eve daha az zaman ayırabiliyordum. Aklım evde kalıyordu, sabaha karşı eve gelebiliyordum. Ceylin uyumuş oluyordu, çok anlayışlıydı işimin gereği olduğunu anlıyor beni rahatlatmak için elinden geleni yapıyordu, böyle bir kadını benim karşıma çıkardığı için Allah’ıma şükrediyordum, yatağa yattım sıkıca sarıldım sıcacıktı. "Hoş geldin sevgilim karnın aç mı?" "Hoş buldum sevgilim, tokum uyu meleğim" "Yorgun musun? Sana masaj yapayım mı?" dedi… Masajın nereye gideceği belliydi büyük bir zevkle kabul ettim. ***** Sabah gelen telefonla panik olmuştum,  koşarak Kaan'ın yanına çıktım… "Kaan" "Az daha uyuyayım kalkacağım söz" "Önder trafik kazası geçirmiş" Ağlamaktan konuşamıyordu, hemen kalktım…  "Tamam,  gülüm kendini üzme" desem de çok fazla üzülüyordu. Kolumun altına aldım hemen Osman babaya telefon açtım durumu öğrendim, karşıdan karşıya geçerken sarhoş bir sürücünün kurbanı olmuştu… Durumu çok iyi değildi tüm vücudunda kırıklar vardı. Ceylin konuşulanları duydukça çok daha fazla ağlamaya başladı. Bir türlü teselli olmuyordu… "Benim gitmem gerek ailemin yanında olmalıyım" "Tamam,  bir sakin ol hemen bir bilet ayarlayayım, benim yurt dışından gelecek olan konuklarım olmasaydı bende hemen seninle gelirdim, sen şimdi git ben akşama gelirim" ***** Küçük bir valize eşyalarımı koydum Kaan her şeyi ayarlamıştı, öğlen olmadan İzmir de hastanedeydim annem, babam Ömer çok kötülerdi sıkıca hepsine sarıldım, saatler çok zor geçiyordu Önder hala ameliyattaydı iki saat sonra çıktı bütün vücudu alçılar içindeydi yoğun bakıma aldılar. Annem oğlunu tüm vücudunu sargılar içinde görünce, düştü bayıldı. Hangisine koşacağımı şaşırmıştım, dağ gibi babam ağlıyordu, Ömer öfke içindeydi. Gece yarısına doğru Kaan geldi, gelişi her şeyi bir anda değiştirmişti, bütün işlemleri halletmiş, Ömer’i sakinleştirmiş, annem için ayrı bir oda açtırmış, babamın kötü olma ihtimaline karşı önlem aldırtmıştı, ailece rahatlamıştık. Önder’in doktorlarıyla konuşup gerekirse dünyanın her hangi bir hastanesine nakil yaptırabileceğini söylemişti, doktor buna karşı çıkmış çoğu ülkeden çok daha iyi doktorlara ve ekipmana,  sahip bir hastane olduğunu merek etmemesini söylemişti. Yanıma geldi sıkıca sarıldım, kuvvetine ihtiyacım vardı… "Dinlenmen gerek canım çok kötü görünüyorsun" "Şimdi dinlenemem" "Şimdi dinlenmezsen, kuvvetin iyice bitecek anneni teselli edemeyeceksin, sen benim karımsın kuvvetli olman gerek" "Haklısın kuvvetli olmak zorundayım" Anneme açılan odada ki yatağa uzandım… "Nasıl oldun Filiz anne" "Şimdi daha iyiyim oğlum, sende yorgun görünüyorsun Osman’la Ömer eve gittiler kıyafetlerini değişecek birazda dinlenecekler, ben doktorla konuşayım" "Ben konuştum sabaha kadar uyanmazmış, belki yarında uyutabiliriz dediler" "Tamam,  oğlum sana çok teşekkür ederim kızımı bu kadar mutlu ettiğin için,  gelip de hepimize destek olduğun içinde çok teşekkür ederim" "Ne demek Filiz anne benim ailem yok biliyorsunuz artık siz benim ailemsiniz" "Hadi oğlum Ceylin’in yanına git çok yorgunsun sende dinlen" "Siz iyimizsiniz siz dinlenin" "Ben uyudum hadi oğlum söz dinle" ***** Ceylin’in yanına gittim yorgunluktan üzüntüden mahvolmuştu, ağlamaktan gözleri şişmişti, gözlerini yüzünü okşadım, acısını almak istedim üzülmesine katlanamıyordum kim için olursa olsun üzülmemeli ağlamamalıydı, beni fark etti elimi dudaklarına götürdü avucumun için öptü… "Nasıl iyi geliyor ellerin bana şifa oluyor sanki" "Uyumaya devam et sevgilim dinlenmelisin" "Sende çok yorgun görünüyorsun yanıma yatsana" "Bu küçücük yatağa nasıl sığarız" "Sen gel beni kollarının arasına al sıkıca sar kuvvetine ihtiyacım var" Yanına yattım sıkıca sarıldım tek vücut gibi olmuştuk… " İyi ki geldin aşkım sende biraz uyu  "Bu nasıl bir tutkuydu bu haldeyken bile onunla delice sevişmek istiyordum, kendimi uyumak için zorladım telefonun uyarı ziline uyandım… "Ceylin canım benim gitmem lazım, gece yine gelirim" "Gelme artık aşkım İstanbul İzmir sabah akşam kıyamam sana herhangi bir terslikte haber veririm" "Bakalım bir gideyim,  işlerin durumuna göre haber veririm" ***** İngiliz gurup kulübümüze ortak olmak istiyor yüksek fiyat veriyorlardı yönetimi de bizde bırakıyorlardı, cazip bir teklifti iyi değerlendirmek zorundaydık. Bizim hissemiz daha çok olacaktı, zor bir karardı ama gelişmek zorundaydık büyümemiz gerekiyordu, bunun içinde sermaye lazımdı, değişik yerlerde mekânların açılması gündemdeydi bu kadar hızlı büyümek yarar mı getirirdi zarar mı Doğan ‘la bunun muhasebesini yapmak zorundaydık. Artık bekâr bir erkek değildim eşime karşı sorumluluklarım vardı, işim yüzünden asla Ceylin’i ikinci plana itemezdim önceliğim karım olmalıydı. Kararımızı kış sezonuna erteledik o zamana kadar iyice düşünmeliydik. Bu arada İngiliz gurup içlerinden bir yöneticiyi yanımıza göndermek istedi, yeni mekân yerleri bakacak hem de bizim yönetimimizi izleyecekti, bunu kabul etmekten başka çaremiz yoktu. Ceylin’i merak etmiştim her an görebileceğim mesafeden uzak olduğunu bilmek beni öldürüyordu, telefon açtım…"Canım nasılsın?" "İyiyim seni özledim, Önder’i uyandırdılar çok şükür ama uzunca süre kalacakmış" "Bu kadar kırıkla zaten hemen çıkartmazlardı, genç çabuk toparlanacaktır" "Akşama doğru eve gideceğim buranın kokusu beni fena etti, duş yapayım kıyafetlerimi değişeyim sen gelecek misin, gelme bak çok yoruluyorsun" "Kesin bir şey söyleyemiyorum, gelirsem haber veririm "Telefonu kapattım aklım İzmir de karımın yanında kalmıştı. **** "Anne ben eve gidiyorum" "Tamam,  kızım gelme bu gece" "Yok, gelirim geri" "Babanla ben bu gece burada kalalım, sen Ömer’le birlikte eve git yarın sabah siz kalırsınız" "Tamam,  o zaman anneciğim sabah görüşürüz "Ömer’le birlikte eve gittik bir şeyler yedik kardeşim odasına çekildi, bende bir duş yaptım genç kızlık odamı annem hiç bozmamıştı, hala benim odam olarak duruyordu,  Küçük aynalı bir komodin, demir başlıklı geniş bir yatak, çiçekli yatak örtüm, oyuncaklarım, bebeklerim, kitaplarım hem benimdi hem de değildi sanki. Senelerce bu odada yaşayan ben yabancılaşmıştım misafir gibi hissediyordum İstanbul da ki evimi yatağımı, kocamı özlemiştim. Telefon çaldı korktum birden, kardeşime kötü bir şey oldu sandım arayan Kaan’dı… "Aç aşkım kapıyı" "Hangi kapıyı" "Şaşkın evin kapısını" "AA burada mısın sen" "Bak hala vıdı vıdı ediyorsun aç "Koşarak aşağı indim, bütün heybetiyle kapıda duruyordu, kollarına atıldım "Dur düşeceğiz" Sıkıca sarıldı kucağına aldı… "Senin odan neresiydi?" Başımla işaret ettim, sessiz konuşuyorduk "Kardeşim evde" "Biliyorum" Odasına girdik, yatağın üstüne bıraktım üstünde kısacık bir gecelik vardı baldırları ortadaydı "Nasıl bir şeysin sen, her baktığımda ilk kez görmüş gibi oluyorum" Soyunmaya başladım dikkatli gözlerle beni izliyordu, o küçücük ayaklarından başladım öpmeye, beni üstüne çekmeye çalışıyordu, izin vermedim kaldığım yerden devam ettim. Kendini sere serpe açtı santim,  santim ilerliyordum dizleri bacakları, yüz üstü çevirdim kalçaları sırtı boynu nefesi sıklaşmıştı, tekrar döndürdüm, karnı beli göğüsleri her birini özenle istekle öptüm,  uçlarını ağzıma aldım. Bu adam beni zevkten öldürmek istiyordu, o bana ne kadar açsa bende ona o kadar açtım ses çıkarmamak için ne yapacağımı şaşırmıştım, sevişirken sessiz kalamıyordum "Bana sahip olurken beni öpmezsen çıkardığım seslerden kardeşim şok geçirecek " Dudaklarımdan öpmeye başladı daha fazla daha derin, yine birlikte uçmuştuk zevkin kanatlarında… Sabah birbirimizin kollarında uyandık Kaan’ın gitme vaktiydi beraberce hastaneye geldik annemleri Önderi gördü vedalaştık… ****** İşler çok yoğundu sık sık arayıp Ceylin ile konuşuyordum haberlerini alıyordum, ayrılalı yirmi gün olmuştu, iyice özlemiştim. Bir hafta sonra Önder’i çıkaracaklardı nihayet kavuşmamıza az kalmıştı. ***** Çok şükür sakatlık olmadı, eve geldik Önder hala tam olarak düzelmemişti yürüme egzersizleri için sık sık hastaneye gitmesi gerekiyordu, dönüşümlü olarak götürüyorduk. Kocamı evimi çok özlemiştim alışveriş için dışarı çıktığımda lise arkadaşlarımla karşılaştık birbirimiz gördüğümüze çok sevinmiştik muhabbet sohbet derken zamanın nasıl geçtiğini anlamamıştım, arkadaşlarıma vedalaştım eve doğru yürümeye başladım, önümde bir araba durdu,  içinden Murat indi… "Seni götüreyim" "Gerek yok ben kendim giderim" "Neden böyle aksisin ne var bunda " "Bak bana seninle konuşmak senin arabana binmek ister gibimi görünüyorum çekil yanımdan" "Evlenmişsin o herifle" "Sana ne sana mı soracaktım" "Sormalıydın seni istediğimi biliyorsun" "Ben hiçbir şey bilmiyorum, bilmekte istemiyorum" "Evlenmiş olmamanı tercih ederdim, yine de senden vaz geçmeyi düşünmüyorum" "Düşünsen çok iyi olur, ben seni hiç istemedim istemiyorum da beni rahat bırak" Bir hışımla kolumdan tuttu o kadar sıkıyordu ki canımı acıttı "Benim olacaksın bunu aklına sok" "Ölürüm de olmam" "Abla ne oluyor burada " Ömer imdadıma yetişmişti "Bu adam seni rahatsız mı ediyor" "Sen karışma bu ablanla benim aramda" "Sen kimsin de benim ablamı rahatsız ediyorsun şerefsiz " Çevredeki esnaflar toplanmaya başlamışlardı hepsi de benim çocukluğumu bilen kişilerdi, çoğu babamla çok iyi arkadaştı, mahallemizin bakkalı Ahmet amca… "İşine git bela açma başına sen zararlı çıkarsın" diyerek önüme geçti… Toplanan kişilerin kalabalık lığından korkmuş olacak ki hemen arabasına bindi yok oldu, Ahmet amcaya, yardıma gelen tanıdıklara teşekkür ettim, sinirlerim bozulmuştu… "Enişteme söylesem öldürür bu herifi" "Sakın Ömer başını belaya sokarsın eniştenin, serseri işte bulaşmaya gelmez böylelerine" "Ne hakkı var seni rahatsız etmeye" Hiç ses etmedim olayın büyümesini içine babamın da dâhil olmasını istemiyordum, zaten başlarında yeterince dertleri vardı, eve gelir gelmez Kaan’ı aradım sesini duymaya ihtiyacım vardı. Açar açmaz ilk sözü. "Ne zaman geliyorsun yeter artık" demek oldu… "Bir hafta daha sonra hep yanındayım" "Bir hafta daha bekleyemem, bak kardeşinde evde " Vedalaştık sanki ben gitmek istemiyor muydum, babam konuşmamızı duymuş gibi  "Kızım kocanı bunca zamandır yalnız bıraktın, sağ olsun hiç sesini çıkarmadan müsaade etti, bizlere ilgilendi artık yuvana dönme vaktin geldi." "İhtiyacınız varsa kalırım babacığım" "Sağ ol yavrum çok yardımcı oldun, hemen biletini alalım ilk uçakla evine git "Dışarıdan belli etmesem de evime gideceğim kocama kavuşacağım için çok sevinmiştim. ***** Ailemle vedalaştım, sabaha karşı evime gidebildim Kaan’a haber vermemiştim geleceğimi, yavaşça içeri girdim uyuyordu, hemen soyundum koynuna giriverdim korkuyla sıçradı. "Eve hırsız girse haberin olmayacak" "Oh be oh be sonunda " Sevinci görülmeye değerdi sarılmak için uzanınca benim çırılçıplak olduğumu fark etti "Senin gibi hırsıza can kurban" Ayrı kaldığımız günlerin acısını çıkartmak az da olsa özlemimizi gidermek için zevke yelken açtık. ***** Günler peşi sıra akıp gitti okulların açılma zamanıydı, Selin bütün zamanını ailesinin yanında Bursa da geçirmişti, artık kavuşma vaktiydi birbirimizi gördüğümüze çok sevinmiştik telefonda internette konuşmuş görüşmüşte olsak içten sarılma gibisi yoktu, son dedikoduları konuşmalıydık,  Laf lafı açtı Selin âşık olduğunu söyledi kim diye heyecanla sordum, yüz ifadesi mahcup gibiydi… "Doğu" "Tanıdığım Doğu mu ne yapıyorsun sen?" "Biliyordum böyle tepki vereceğini " "Sana anlatmıştım o gurubun neler yaptıklarını" "Doğu için kötü bir şey söylememiştin ama" "Tamam, benim tanıdığım Murat’tı, diğer ikisi onun arkadaşı devamlı birliktelerdi, Murat kızlara çok kötü şeyler yaparken onlar hep yanındaydılar." "Lise zamanı birliktelermiş üniversitede ayrılmışlar, kaç sene geçmiş üstünden değişmiş Ceylin lütfen, Doğu’ya bir şans ver." "Bilmiyorum, dilerim canın yanmaz" Dostumun, kız kardeşim gibi sevdiğim Selin’in onlar yüzünden acı çekebilecek olmasına üzülmüştüm. Dilerim Selin’in dediği gibi değişmiş olması için dua ettim. ***** Okul başlamıştı, son senemdi bir an önce bitsin istiyordum. Kaan’ın da işleri yoğunlaşmıştı birbirimizi doğru dürüst göremiyorduk, ben evdeyken o işte o işteyken ben evde oluyordum. Selin devamlı Doğu ile beraberdi ben uzak duruyordum, Murat hiç ortalıkta görünmüyordu. Bir gün Doğu, önümü çevirdi. "Ceylin seninle konuşmalıyız" "Neden?" "Beni dinlemelisin Selin’i gerçekten çok seviyorum, ben değiştim daha önce yaptıklarımdan Murat’a uyduğum için kendimden çok utanıyorum, ben bir şey yapmasam da onu engellemeliydim." "Onca kızın başını yaktıktan sonramı aklın başına geldi" "İnan bana çok pişmanım, şimdiki aklım olsa Murat’ın yanından bile geçmezdim, değişmiştir sandım Mert’i ve beni bu okula yönlendirdi senin burada olduğundan haberimiz bile yoktu. Okul bitiminden beri hiç görüşmüyoruz, defalarca seni rahatsız etmemesi için uyardık bizi dinlemedi." "Bunları bana niye anlatıyorsun?" "Selini sevdiğim için, seni çok seviyor ayrı kalmanıza üzülüyor… Benim yüzümden, onun üzülmesine dayanamıyorum, herkes ikinci bir şansı hak eder… Değiştiğimi göstermem için bir fırsat ver lütfen" Diyecek bir şeyim yoktu, ne diyebilirdim ki zaman gösterecekti her şeyi. ****** Yalnız gecelerden sıkılmıştım kocama sürpriz yapmaya karar verdim, yüksek ayakkabılar, içimde sadece bir jartiyer üstümde de sonbaharın havasına uygun bir pardösü vardı… Kulübün önüne geldim korumalar içeriye haber vermek istediler engelledim, şansıma Kaan ofisteydi elime iki kadeh ve bir şişe şarap alarak yukarıya çıktım yavaşça kapıyı açtım."Rahatsız edilmek istemiyorum demedim mi size" "Gideyim istersen" Sesini duyunca başımı kaldırdım, şu anda aklımdan geçen karım karşımdaydı… Elindeki kadehlere şarap koydu birini bana uzattı, içti,  sevdiğimin gözleri çok güzel bakıyordu, dudaklarıma uzandı şarabın tadını dudaklarımdan sildi kendi tadını geçirdi, hiç konuşmuyordu yavaşça pardösüsünün düğmelerini açmaya başladı, her düğme açılışı ayrı bir şölendi sanki… Çıplak olduğunu görünce kaybettim kendimi,  masanın üstüne yatırdım ihtirasla sahip oldum kadınıma."İyi ki gelmişim çok güzeldi özlemişim seni." "Bende çok özlemiştim" "Belli oluyor başlamasıyla bitmesi bir oldu" "Cadı sende rahatladın ya" "Buraya gelene kadar neler çektim biliyor musun taksiye binerken, inerken merdivenlerden çıkarken" "Bundan sonra fantezilerini daha mazbut tutarsın" "Öylesi mi hoşuna gider " "Seninle her şey hoşuma gider, sakın değişme nasılsan öyle ol, her halin çıldırtıyor beni." ****** İşler çok yoğunlaşmıştı ortaklığı imzalamıştık, yeni mekân yeri de bulunmuş inşaatı son hızla devam ediyordu. İngilizlerin ilk gönderdiği denetçi gitmiş yerine bir kadın gelmişti, genç güzel bir kadındı anne Türk baba İngiliz Türkçeyi çok iyi konuşuyordu, günler geçtikçe daha iyi anlaşmaya başlamıştık, akıllı kadındı, fikirleri güzeldi, yeni açılacak kulübün tüm sorumluluğunu ona vermiştik. Açılış gecesi gelmişti. Bu gece çok güzel olmalıydım yeni kulübün açılışı vardı, Kaan hazırlıkları denetlemek için orada olacaktı ben daha sonra katılacaktım, banyomu yaptım vücudumu nemlendirdim sıra makyajıma gelmişti, hafif bir makyaj yaptım gözlerimi ve dudaklarımı biraz daha renklendirdim.  Gece elbisem koyu vişne rengiydi bu renk beyaz olan tenimi daha da ortaya çıkarmıştı içi saten straplez üstünde aynı renk dantel vardı dantel boynuma kadar uzanıyor omuzlarımı çok hoş gösteriyordu… Sırtında fermuar yerinde çapraz ipler vardı tenim gözler önündeydi dantel arka kısımda bollaşıyor kuyruk şeklini alıyordu yabancı filmlerde ki saray balolarında giyilen elbiselere benziyordu kendimi prenses gibi hissettim saçlarımı dağınık topuz yaptırmıştım, yüksek topuk ayakkabılarımı da giyince hazırdım, yola çıktım. Kaan beni alması için şoförlerinden birini göndermişti, sevgilim kapıdaydı gelen konukları karşılıyordu beni görünce hemen yanıma geldi… "Muhteşem görünüyorsun sevgilim" "Sende öyle aşkım" Koluna girdim yürümeye başladık, bir kadın dikkatimi çekti simsiyah kısacık saçları vardı oldukça açık mini bir elbise giymişti, mavi gözlü çok güzel bir kadındı bana dik bakışları hiç hoşuma gitmemişti… "Bu kadın kim " "İngiliz ortakların gönderdiği yönetici, gel seni tanıştırayım" Yanına doğru yürüdük kadın Kaan’ı görünce gülümsemeye başladı, bu kadından hiç hoşlanmamıştım… "Ceylin sana Eva’yı tanıtayım yeni ortaklarımızın, yöneticilerinden," "Hoş geldiniz ülkemize" "Hoş bulduk benimde ülkem sayılır annem Türk’tür, Ceylin hanım eşiniz oluyor herhalde" "Evet, eşim her şeyim" Kaan,  fark etmemişti ama benim gözümden kaçmamıştı her şeyim deyince kadının gülümsemesi donmuştu, aldırmamaya karar verdim, eşimin koluna girdim, konukları beraberce karşılamaya başladık, içeri girdik açılış dansı zamanıydı. Eva salınarak yanımıza geldi “Dansı açalım mı? Kaan” çok rahat bir kadın olduğu belli olmuştu… Kaan’ın nasıl bir cevap vereceğini çok merak ediyordum… "Sen Doğan’la dans et, ben eşimle dans edeceğim" Kaan’ın böyle davranması çok hoşuma gitmişti, piste çıktık her zamanki gibi uyumla dans etmeye başladık. Dans ederek Doğan ve Eva yaklaştılar. "Kaan,  eşlerimizi değişelim " Kaan bir şey diyemeden kadın kolunu tutmuş bizi ayırmıştı, bende mecburen Doğan’la dans etmeye başlamıştım. "Bu kadının rahatlığı ne Doğan?" "Yurt dışında yetişmiş biraz fazla serbest hareketleri" "Kaan’da gözü var bu kadının?" "Herkese aynı takma kafana sen " Takılmayacak gibi değildi, her gün bir arada oluyorlardı, kafamın içinde alarm zilleri çalmaya başlamıştı dans bitti Kaan hemen yanıma geldi, yüz ifademden bozulduğumu anlamıştı… "Aşkım lütfen böyle yapma" "Ne yapmayayım, neyi yapmayayım kadın neredeyse içine düşecek" "Ben bir şey yapıyor muyum o kadın umurum da değil" "O kadından hiç hoşlanmadım, dikkatli ol " Sustum ama bir kez keyfim kaçmıştı, kadını izledim devamlı kocamın çevresinde dolaşıyor ona dokunmak için fırsat kolluyordu. Yanına gelemediği zaman gözlerini ayırmıyor devamlı Kaan’ı takip ediyordu… Bu yılandan hiç hoşlanmamıştım… Gece bitti…  Evimize geldik yukarı çıktım soyunmaya başladım Kaan sarılmaya çalıştı elini iteledim, şaşırmıştı benden böyle bir hareketi beklemediği belliydi… "Niye ilgim olmayan bir kadını bu kadar problem yapıp keyfimiz kaçırıyorsun" Tepem atmıştı "Senden yüz bulmasa dansımızı yarıda kesip beni fırlatıp atmazdı, hiç sesin çıkmadı hayır diyemedin" "O ortamda nasıl hareket etmemi bekliyordun mecbur kaldım" "Mecbur kalmışmış ne mecburiyetinden bahsediyorsun, yabancı bir erkek gelse senin kollarından beni alsa mecburiyetten deyip izin mi vereceksin?" "Ne yapmamı istiyorsun kovayım mı ortaklıktan mı çekileyim ne" "Sakın bir hata yapayım deme yaptığın ilk ve son hata olur, beni bir daha göremezsin" Banyomu yaptım yatağa yattım arkamı döndüm, hala sinirim geçmemişti Kaan’da banyo yapmıştı sarılmaya çalıştı tepki verdim hırslanmıştı. “Arkanı dönünce sana sahip olamayacak mıyım sanıyorsun” sert hareket ediyordu elinin bir hareketiyle iç çamaşırımı koparttı… "Canımı yakıyorsun” diye bağırdım… "O zaman sakin dur seni kıskanç cadı" Karşı koymaya başladım,  kaçmaya çalıştıkça bedenler daha da çok yaklaşıyordu, hırsla dudaklarımdan öpmeye başladı Kaan’ı ilk kez bu kadar hoyrat görüyordum öptüğü yerde iz bırakıyordu tekmelemek istedim… Bacaklarımı ayırdı tek hamleyle içime girdi, hızlanıyor yavaşlıyor tekrar hızlanıyordu… Alevlenmeye başlamıştım aynı sertlikte cevap vermeye başladım az sonra ikimiz de tükenmiştik,  İlk kavgamızı hem sözlü hem fiziksel olarak birbirimizi tüketerek etmiştik, Sevdiğimin canını yakmıştım nasıl davranmıştım boynunda göğsünde kızarıklıklar vardı… Birisi incitecek diye korkarken ben incitmiştim kadınımı, sarıldım iz bıraktığım yerlerini öptüm hiç ses çıkarmıyordu… "Özür dilerim aşkım,  seni incittiğim için,  özür dilerim,  seni çok seviyorum" Sesi o kadar üzüntü doluydu ki içim acıdı,  suçun çoğu bendeydi,  fazla üzerine gitmiştim "Bende özür dilerim,  fazla abarttım,  seni çileden çıkarttım,  bende seni çok seviyorum" ***** Yine sınavlar başlamıştı,  yoğun olarak ders çalışıyordum, kendimi iyice derslerime verdim,  Düşünmek, istemiyordum, olayları gidişatına bırakmıştım,  arada birde olsa kulübe giderdim, şimdi hiç gitmiyordum gittiğim zaman kötü olacağıma hiç gitmemeye karar vermiştim, o kadın neler yapıyor diye düşünerek kendimi yıpratıyordum,  kocamdan değil yılan kadından yana şüphelerim vardı… Bu evliliğimizin aşkımızın sınavıydı her şeyi zamana bıraktım. Hiçbir söz söylemeden Kaan’a her zaman ki gibi davrandım. Huzursuz olmasına izin vermedim.  İlk, yarıyıl tatilinde İzmir’e gitmeye karar vermiştim annemleri özlemiştim. 
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE