YİRMİ DOKUZ

2245 Kelimeler

Uyandığımda dün geceki ekip salondaydı. Safir ayakucumda başını koltuğun kolçağına yaslamış uyuyordu, Halil İbrahim baş ucumda yerde oturuyordu, Safir gibi başını kolçağa yaslamıştı. Karşımdaki döşekte Alparslan, Tuğrul ve Akif, oturur pozisyonda uyuyakalmışlardı. Hepsi birbirine yaslanmıştı. Dizlerimi karnıma çekip kollarımı dolarken hepsine baktım iyice. Sesler uyanır uyanmaz başladı beni yemeye. Senin suçun… Dinlememem gerektiğini biliyordum ama içten içe hak verdiğimden kendime cezayı böyle kestim. Ağlamaya başlarken uzunca bir süre olanların neden benim suçum olduğunu dinledim kafamın içindeki sesten. Zaman kavramı bugünlerde pek mevcut değildi bende. Kapı tıklatıldığında ne kadar süredir o halde oturduğumdan emin değildim. Başımı çevirip hafif aralanan kapıya baktım. Herkes uya

Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE