ON DÖRT

1648 Kelimeler

“Annemin cinayeti de gerçekti.” Göğsüm yanıyordu, fiziksel bir şey değildi ama cayır cayır yanıyordu işte. Nefes seslerim yükselmişti ister istemez. Safir’in bir damla gözyaşını çenesine inince fark ettim. Ne söyleyeceğini bilemez gibiydi. Dudaklarını yaladı. “Ben sana inanmadım…” Hıçkırığı yüzünden devam edemedi. Yüzüme buruk bir tebessüm yerleşti. “Kimse inanmamıştı,” dedim bakışlarımı ağaçlara çevirirken. “Senin inanmaman normal, psikiyatr bile inanmadı.” “Nasıl…” Konuşamıyordu. Elimi uzattım, omzuna dokundum. “Safir,” derken sesim bana bile yabancı geldi bir an. “Sakin ol, Tuğrul bizi takip ediyor.” Elinin tersiyle yanaklarını temizledi. Kendini zar zor tuttuğu belliydi. Hala başı öne eğik durduğundan yüzünü net göremiyordum. “Nasıl dayandın?” dedi sadece. “Yıllarca ağır antipsi

Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE