İki gün olmuştu. Kendimi odaya kilitlemiştim. Sadece bir kere duş almaya gitmiştim. Bir de tuvalet ihtiyacımı gidermek için çıkıyordum. Anahtarı da yanımda götürdüğümden kimse beni engellemiyordu. Onun dışında yemek yemeye bile çıkmadığımdan her kahvaltı veya yemek vakit birisi odamın önüne tepside yiyecek bırakıyordu. Yapabildiğim en güçlü direniş buydu. Herkesin sinirlerini alt üst etmiştim ve asla pişman değildim. Halil İbrahim patlamaya hazır bomba gibi dolanıyordu, gerginliğini odadan hissedebiliyordum. İpek düzenli aralıklarla kapıma gelip soyadını hak etmediğimi, onun kardeşi olmadığımı hatırlatıyordu. Gülendam abla ise hiç gelmemişti. Gelirse kapıyı açacağımı biliyor olmalıydı, kararıma saygı duymayı tercih etmişti. Leyla’ya hastalandığımı ve kimseye bulaştırmamak için odada k

