“Eyüp abi!” Çocukluğumun en mutlu zamanlarından tanıdığım bir adamdı Eyüp abi. Tanımıştım çünkü sadece o bana civciv derdi. Peşinde gezindiğim için. Ben yedi yaşındayken çat kapı gelmişti bize. On dokuz yaşındaydı o zaman. Babamın aile dostu olduğunu söylemişti, benimle ilgilenmişti. Buzdolabını doldurmuş, bana oyuncaklar getirip parka götürmüştü, ödevlerime yardım etmişti. En son on yaşında askere gitmeden önce görmüştüm onu. Annem askere gidişini çok uzunca bir süre dönemeyeceği şeklinde açıkladığı için onu neredeyse unutmuştum. Ona sarılmak için kollarımı kaldırmıştım ki Halil İbrahim Eyüp abinin vücudunu hiç beklemediği anda itip sendelemesine sebep oldu. Aramıza girdiğinde sinirliydi. Arkasında kaldığım için yüz ifadesini göremiyordum ama ensesi kızarmıştı. Yanaklarının daha beter h

