EFSUN Babamın "Nikah başvurusu yapın artık," demesiyle, hiçbir hazırlık yapmadan kendimizi Hakkari yollarında bulmuştuk. Bavullar aceleyle kapanmış, belgeler telaş içinde toparlanmış, iki gün içinde bütün işlemlerimizi halletmiş ve nihayet bugün, nikah tarihini almak için resmi olarak nikah dairesinin kapısındaydık. Gökyüzü griydi. Hakkari'nin sokaklarını sarmalayan hafif sis, şehrin üzerine tül gibi inmişti. Dışarıda yaz olmasına rağmen içimde tarif edemediğim bir ürperti vardı. Belki de mevsimle değil, o günün ağırlığıyla ilgiliydi. Kalbim... Sanki kaburgalarımı kıracak kadar güçlü çarpıyordu. Göğsümün içinde bir kuş sürüsü çırpınıyor gibiydi. Gözlerim Miran’a kaydı. Elimi tutmuştu, ama öylesine değil... Sanki bana bir dal olmuştu, boğulurken sarıldığım, batmamak için tuttuğum. M

