EFSUN Akşamın ilerleyen saatlerinde hâlâ Miran'ın yanındaydım. Ailesi aşağıda binbir çeşit sohbetin içine gömülmüşken, biz saatlerdir odadan çıkmamıştık. Duvarındaki çerçevelere göz gezdirirken dudaklarımda farkında olmadan bir gülümseme belirmişti. “Miran... Her yerde ailenin fotoğrafları var,” dedim, omzumun üzerinden ona bakarken. Arkamdan hafifçe yaklaştı. Göz ucuyla baktığımda yüzünde tanıdık bir dinginlik gördüm. Yanıma geldiğinde, duvardaki eski bir fotoğrafı işaret etti. “Bu babam,” dedi yumuşak bir sesle. “O zamanlar ben daha küçüktüm… Ama bu fotoğrafı hep odamda tuttum.” Onun sesinde gizli bir hüzün vardı. Bir şey demedim. Sadece başımı sallayıp gözlerimi tekrar fotoğrafa çevirdim. "Bu evde çalışma odan var mı?" diye sordum, merakla yüzüne bakarak. "Var yavrum, olmaz mı?"

