EFSUN Dün gece, kalbimde iz bırakan, kahkahalarla gözyaşlarının birbirine karıştığı o kına gecesinin ardından eve döner dönmez kendimi sıcak bir duşun kollarına bırakmış, ılık suyun tenimdeki yorgunluğu alıp götürüşünü hissederken dalmıştım uykunun koynuna. Şimdi ise sabahın körüydü. Gökyüzü daha tam aydınlanmamıştı bile ama ben kuaför koltuğunda oturmuş, aynaya bakıyordum. Bugün benim düğün günüm… Hayatımın belki de en özel sabahıydı bu. Tüm kaslarım yorgunluktan sızlasa da içimde heyecanla karışık bir kıpırtı vardı. Sanki midemde küçük kelebekler çırpınıyordu. Yanımda kalabalık bir grup yoktu bu kez. Ne annem, ne Bahar Hanım, ne de diğer kadınlar... Bugün sadece iki kişi vardı yanımda: Zerrin ve Sena. Zerrin, enerjisiyle salonu bile aydınlatan o neşeli haliyle koltuğuna yayılmış, a

