Ormanın derinliklerine doğru ilerledikçe hava ağırlaşıyor, nefes almak bile Kael’in göğsünü yakıyordu. Sanki Elena’nın bıraktığı iz, etraflarındaki her şeyin dokusunu değiştirmişti. Ağaç gövdeleri daha koyu bir renge bürünmüş, dallar normalden fazla eğilmişti—sanki hepsi aynı yöne bakıyor, onları sessizce izliyordu. Arden, bir süre sessizce yürüdükten sonra durdu. Karanlığın arasından titrek bir ışık huzmesi yükseliyordu. Işık ne bir ateşe ne de bir büyüye benziyordu; daha çok, bir hatıranın canlı kalmış parçasıydı. “Burası…” diye mırıldandı Kael. “Elena’nın ilk kez kontrolünü kaybettiği yer.” Arden başını salladı. “Üç yıl önceydi. O gece burası tamamen kapanmıştı. Şimdi neden tekrar açılıyor?” Kael yaklaşırken ışık hafifçe titredi ve içinden bir görüntü belirdi—Elena’nın genç hâli. Sa

