Kınamayınız, kınadığınız şey başınıza gelmedikçe ölmezsiniz" Sözünün tesirini gecenin birinde, kuytu bir köşede, elinde kadeh hatırlayacaksın deseler inanırmıydı Toprak. Şu hayatta gencecik yaşında yaşabileceği ne varsa en güzelini yaşamış, değerlerini özünü kaybetmeden güzel bir işe, iyi bir anne babaya ve saygın iş çevresine sahip olmuş biri olarak hayatına devam ediyordu şu derde düşmeden önce. Ne menem bir dertmiş ki geçirdiği yılları sorgulamasına sebep veriyordu. Bundan beş yıl önce az kınamamıştı Serhat'ı. Sevdiği kız için gece gündüz kapısında yatan, karşısında avanak olan adamın halleriyle az dalga geçmemişti. Şimdiki eşi olan Sümeyye' yi zamanında babası vermemişti. Efendiliği ile dillere destan salmış genç kız gel gör ki babasının sözünden çıkmazken sadece yolda karşılaş

