--- Hatce teyze, koridorun loş ışıkları altında bana dönüp yumuşak bir tebessüm etti. “Gel kızım… Awesta hanımın odası üst katta, benimle gel.” Armanç ağa ile merdivenlerde yaşadığım o tuhaf, gergin, elektriği hâlâ tenimde hissediyordum. Bana attığı o hafif, kendinden emin gülümseme… gözlerimin içine baka baka “Normal değil mi kendi konağımda olmam?” deyişindeki o kendinden emin ton… Hepsi zihnimde dönüp duruyordu. Bu adamda beni huzursuz eden bir şey vardı; rahatsız eden değil… daha çok, yüreğimin ritmini bozan, tanımlayamadığım bir çekim. Ama şu an bunları düşünmenin sırası değildi. Ben buraya abim Aram’ın emanetini getirmeye gelmiştim. Zaten çantamda duran, hâlâ kutusunda yepyeni telefonun ağırlığını hissediyordum. Aram’ın Awesta’ya gösterdiği özen… Bu kızın onun için ne ifade e

