36. BÖLÜM: TAŞA SÖYLENEN İSIM Ateşin çıtırtısı, dağın kalbinden çıkan bir ses gibiydi. Sadece odun yanmıyordu… geçmiş yanıyordu. Elif, bir adım attığında, ayağının altındaki taşın sanki onu tanıdığını hissetti. Bu yer, bir yabancının değil… kaderi çoktan çizilmiş birinin yeriydi. Şahin’in bakışları hâlâ Elif’in üzerindeydi. Meclis susuyordu. Suskunluk, en gürültülü şeydi. “Buradayım,” dedi Elif. Sesi titremedi. Ama içi, fırtınaydı. Bir adım daha attı. Sonra bir adım daha. Ateşin karşısında yalnız durdu. Bir kadın… tek başına… koca bir aşiretin bakışı altında. Şahin bastonunu yere vurmadı bu kez. Konuşmadı. Bıraktı Elif konuşsun. Elif derin bir nefes aldı. Dumanla dolan ciğerleri değil… geçmişindeki her şey boşaldı sanki o nefeste. “Bugün burada,” dedi, “benden bir karar

