35. Bölüm: Taşların Önünde Yakılan Eski Hesaplar (devam) Halil hemen ardındaydı; iki gölge, yılların kavgasını sırtlarında taşır gibiydi. Boran, Şahin’in sağ tarafına geçti. Ömer, biraz geride kaldı; ne tamamen içeride, ne de tamamen dışarıda. Kadınlar, biraz arkadan ve kenardan yürüyecekti. Elif, Güllü ve Meyrem Ana, aynı çizgi üzerinde sıralandılar. Yürüyüş başladığında, toprak yol, ayak seslerinin ritmiyle doldu. Dağ, karşılarında ağır ağır yükseliyordu. Meclis yeri, yüzyıllardır aynı yerdeydi; taşların, “Şahin,” dedi, “senin meclis dediğin yer… bizim de dedelerimizin nefes bıraktığı yer. Bugün orada konuşulacak söz, sadece bir kızın değil, iki aşiretin geleceğinin sözü olacak.” Şahin, gözlerini yoldan ayırmadı. “Benim meclisimde,” dedi, “hiçbir kız iki aş

