Serhat Remzi Karaca’nın kapısına Vedat ile birlikte dayanmıştık. Tam iki gündür Dilan’ı görememiştim. Rüstem beni arayıp son durumu sormuştu. Fırat Beyzade’nin yurt dışına kaçtığını söyleyememiştim. Kapıyı çaldığımızda Yakup arkamızda belirdi. Remzi ağanın oğluydu. Bir de bunun daha besili olanı var, Yağız. O daha tipsiz. Elinde bir poşet çilek vardı. Çileklere takılmıştım çünkü Dilan çilek severdi. Dilan’a almış değildir herhalde. “Ne işiniz var burda?” diye sordu. “Dilan ve Rüstem ağayla konuşmaya geldik.” Yakup hoşnutsuz bir ifadeyle “Dilan sizi görmek istemiyor, ve ben de amcamın katillerini konağımızda görmek istemiyorum. Hatta Okan’ın faili meçhul katili bile olabilirsiniz,” dedi. “Okan kazada öldü. Kemal Karaca meselesi de kapandı gitti. Şimdi başka karın ağrın yoksa Dila

