Salon, Aslan'ın acımasız müdahalesinin ardından buz kesmişti. Yere yığılan rehinenin hıçkırıkları, yerini tüm odaya sinen boğuk bir korku fısıltısına bırakmıştı. Aslan ise, bu dehşet tablosunu yaratan kişi olarak, umursamaz bir tavırla, salondaki titreyen bedenleri adeta yok sayarak adımlarını Zeynep'e çevirdi. Aslan, yavaş ve kararlı adımlarla, salonun sessizliğini bozarak Zeynep'in karşısına doğru yürüdü. Yüzünde ne bir zafer ifadesi, ne de bir pişmanlık vardı. Gözleri, tüm salonun aksine, sadece Zeynep'e odaklanmıştı. Yerdeki diğer rehineler, başlarını kaldıramıyor, sadece Aslan'ın ağır adımlarının yanlarından geçmesini bekliyorlardı. Zeynep ise, tüm vücudu korkudan tir tir titrese de, gözlerini ondan ayırmıyordu. İçinde, babasından miras kalan o sarsılmaz cesaretin, korkunun getirdiği

