Dışarıdaki gürültülü saldırının ardından gelen o derin sessizlik, aslında fırtına öncesi bir tufanın habercisiydi. Teröristlerin dikkati ön cepheye kilitlenmişken, operasyonun en kritik aşaması, karanlığın ve sessizliğin içinde başlıyordu. Başkomiser Taşkın’ın liderliğindeki polis timi ve Orgeneral Kemal Turgut’un bizzat görevlendirdiği seçkin bir Özel Harekât timi, sırtlarında vatan aşkı ve içerideki kardeşleri için intikam yeminiyle binanın arka cephesine sızmak üzereydi. Başkomiser Taşkın, binanın arka bahçesine bakan, harabeye dönmüş bir deponun çatısından aşağı sarkarken, tüm vücudundaki kasları gerilmişti. Ellerinin tırmandığı ipin her bir lifi, onun ve ekibinin kaderini taşıyordu. O, sadece bir komutan değil, aynı zamanda içerideki kız kardeşinin hayatını kurtarmak için her şeyi gö

