"Şimdi bir hafta yoksun yani." Ellerimi montumun cebine yerleştirip Berke'ye baktım. Başıyla beni onaylayıp gülümsedi. "Ne o aşk acısından ölecek misin yoksa?" Gözümü devirip omuz silkmekle yetindim. Mart ayının son günlerinde olsak da soğuk hâlâ peşimizden geliyordu. Nisan ayı, bizim için önemliydi çünkü tiyatro için neredeyse günler kalmıştı. Son provamız, Berke geldiğinde olacaktı. Ardından da gösteriyi sergileyecektik. "Ben gideyim artık. Anca giderim zaten." Berke, arabasına doğru ilerlerken ben de peşinden ilerledim. "Veda etmeyeceğim sana ama sarılalım bence." İçimdeki kötü hissi susturamamıştım işte yine. Berke, bana dönüp kollarını iki yana açtığında hızla yanına ilerleyip sıkıca sarıldım ona. O da kollarını bana sardı ve bir süre öylece kaldık. "Ben yokken kendine dikkat et,

