Hazel'le oturduğumuz kanepede rahatsızca kımıldandık. Bir etrafa bir de birbirimize bakıp duruyorduk. Ev o kadar genişti ki her baktığımızda başka bir şey fark ediyorduk. Duvarı boydan boya kaplayan televizyondan bahsetmeme gerek bile yoktu. Aşırı bir şekilde yakındık ama Hazel biraz daha yakınlaşarak kulağıma fısıldadı. "Ne yapacağız?" "Kaçalım mı?" Dediğimde sırtıma vurdu ben sessizce inlerken O çatık kaşlarla bana bakıyordu. "Burası sevgilimin evi." "Ama O da Savaş'la kardeşmiş." "Benim onunla aramda sorun yok senin var." Derken bu sefer ben ona geçirdim bir tane. "Vaay şimdi böyle mi olduk?" "Aşkım özür dilerim ama eve baksana!!" Dedi tekrar yüzüme büyülenmiş gibi bakarak. "Sen para için beni bile satarsın kızım." "Hayır aşkım seni satmam, senle beraber diğerlerini satabilirim

