İdil. Gözlerim usulca aralanırken başımda feci bir ağrı vardı. Dün gece içkiyi fazlasıyla kaçırmıştım. En son Maya'nın, düzeltiyorum Melek'im odasından çıktıktan sonra içimi kemirip duran düşüncelerden kaçmak istemiştim. Ama ne kadar içersem içeyim o anki durumu bana hiçbir şey unutturamamıştı. Buraya nasıl geldiğimi bile hatırlamıyorum. "Ahh! Başım..." diye inledim yatakta gerinirken. O kızla bir kan bağımın olmsı mümkün değil ama içime yerleşen şüphe tam tersini fısıldıyordu. Ve ben hislerimde bu zamana kadar hiç yanılmadım. "Sonunda uyanabildin." duyduğum sesle gözlerim faltaşı gibi açıldı. Mirza'nın odamda işi ne? Apar topar yataktan kalktığımda karşımdaki koltuğa yaslanmış ama beni asıl şaşırtan elinde tuttuğu silahı bana doğrultmuş olmasıydı. "S-sen ne?" Uyku mahmurluğ

