'İmkansız' diye umutsuz bir sesle söyleyen Erkan abiye gözlerimi dikmiş bakıyordum. İçimden 'Yanımda Enes olsaydı keşke' diye geçirdiğimde kendime gelip gözlerimi ellerime kenetledim. En ihtiyacım olduğu zamanda kayboluyordu. Ayağa kalkıp kapıya yönelen Erkan abiye "Dur!" dedim gür çıkan sesim ile. Başkomiserim olduğu bir gerçekti ama benimle konuşmadan hiçbir yere gidemezdi. Erkan abi bu sefer bana doğru geldiğinde koltuğa tekrar oturdu. Ne diyeceğimi bekleyen bakışlarla bana bakarken "İmkansız olan ne abi?" diye sordum. Sesim istemsizce yüksek çıkmıştı. Erkan abi koltukta doğruldu. Tam bir şey diyecekken sustu. Biraz düşündükten sonra "Ozan'ın yaptığını söylüyorsun ama hiçbir kanıt yok." diye cevapladı. Kanıtları yok edebilirdi. Sonuçta iyi bir polisti. Erkan abi bir hışımla aya

