Medya : Öykü ÇETİN
1 hafta sonra
O gün şirketten çıktıktan sonra Uras beni kızların yanına restorana götürdü. İş konusunda birilerine servis yapacak olmamdan oldukça rahatsızdı. Restoranda bana daha uygun bir iş ayarlayabileceğini söylese de kesinlikle kabul etmedim, benim kararlı olduğumu görünce pes etmek zorunda kaldı. Her gün restorana beni Uras getiriyor, Uras alıyordu. Emir ise restoranda sabahtan akşama kadar başımda bekliyordu. Bu biraz canımı sıksa da söz verdiğim için sesimi çıkaramıyordum.Beni bu kadar koruyacak ne vardı bilmiyorum. Restorana ilk geldiğimde Mehmet Bey'den biraz çekinsem de Uras bir şekilde beni rahatlatmıştı.Uras Mehmet Bey ile görüşme yaparken bende kızlarla restoranın teras katında oturdum. O kadar çok özlemiştim ki kızları oturup konuşmak çok iyi gelmişti. Kızlara Uras ile sevgili olduğumuzu ve benim bundan sonra onun evinde kalacağımı söylediğimde büyük bir şok yaşadılar.
*******************
Gün ışığı odayı aydınlatırken izlendiğimi hissederek gözlerimi açtım.
Uras gülümseyerek beni seyrediyordu, yavaşça yaklaşarak burnumun üzerine minik bir öpücük kondurdu ve konuşmaya başladı.
"Ve dünyanın en güzel kadını uyanır. Günaydın sevdiğim kadın." gülümsedim. Keşke hergün böyle uyandırılsam..
"Günaydın dünyanın en yakışıklı sevgilisi."Sırıtmaya başladı ve burnumun ucunu iki parmağının arasına aldıktan sonra sıktı.
"Ya Uras yapmasana şunu." gülümsedi.
"Yorgun gözüküyorsun Öykü istersen biraz daha uyu." gülümseyerek konuşmaya devam etti.
"Ben de bu enfes manzarayı biraz daha seyredeyim." bende gülümseyerek doğruldum ve cevap verdim.
"Ben de isterdim ama işe gitmek zorundayım." Uras başını sağa sola salladı.
"Ne söylersem söyleyeyim vazgeçmeyeceksin değil mi?" gülümseyerk fısıldadım.
"Cevabımı biliyorsun." Uras kaşlarını çatarak birden üstüme çıktı ve ellerimi başımın üstünde birleştirdi.
"Ya benim farklı ikna yeteneklerim varsa?" gözlerimi kıstım. Dudaklarını dudaklarıma sürttü ve burnunu boynumda gezdirmeye başladı.
Aklım, yerinden çıkmıştı,gözlerimi kapatarak kıvranmaya başladım. Bana tam olarak yaklaşmamıştı ama bu konularda o kadar ustaydı ki bu ufacık hareketi bile beni kendimden geçirmeye yetmişti.
"Ya Uras sapık mısın? Bıraksana beni!" Uras tek kaşını kaldırdı.
"Gün gelecek bana durma diyen sen olacaksın Öykü!! O günü sabırsızlıkla bekleyeceğim." göz kırparak üstümden kalktı ve banyoya girdi.
Şaşkın bir şekilde arkasından baktım ve yutkundum. Bedenim büyük bir istekle sızlıyordu, derin bir nefes aldım. Kendime gelmeye çalışıyordum. Yavaşça ayaklarımı yataktan sarkıttım. Banyodan gelen sesle Uras'ın banyo yaptığını anladım. Hızlıca giyinme odasına ilerledim. İç sesim Uras banyodan çıkmadan hazırlanıp aşağı inmemi söylüyordu. Hızlıca hazırlandım ve odadan çıktım.
Aşağı indiğimde hazır olan masaya oturdum. Çok açıkmıştım ve Uras'ı beklemeden birşeyler yemeye başladım.Bir süre sonra merdivenlerden gelen ayak sesiyle arkamı döndüm. Uras'ın yüz ifadesini gördüğümde hemen önüme döndüm. Yine birşeye kızmıştı!
"Şey ben seni beklemeden başladım ama ona mı kızdın?" tek kaşını kaldırdı ve yanımdaki boş sandalyeye oturdu.
"Saçmalama Öykü tabi ki ona kızmadım. Neden beni beklemeden indin kahvaltıya?"
"Ben şey yüzünden şey yaptın ya ondan şey ettim şey yüzünden yani off Uras utandırıyosun beni ne yapayım? ." bu söylediğime kahkaha attı. Yavaşça yanıma yaklaştı ve dudağımın kenarına minik bir öpücük kondurdu.
"Birdaha bensiz inmek yok küçük hanım! Yoksa külahları değişiriz." burnumun üstüne işaret parmağıyla dokundu ve geri çekildi. Başımla onayladım. Kahvaltımızı yapmaya başlamıştık ki Uras'ın konuşmasıyla ona döndüm.
"Bugün akşam bir organizasyona davetliyim benimle gelmek ister misin?" sorarcasına yüzüne baktım.
"Ne organizasyonu Uras?"
"Her sene yapılan bir organizasyon bütün iş adamları orada olacak ve yılın en iyi iş adamına ödül verilecek. Yani bana" gülümsemesine güldüm.
"Ne yani sen şimdi ödül mü alacaksın?"
"Evet gelmek ister misin?" kafamı aşağı yukarı salladım. Uras'ı ödül alırken görmek istiyordum.
"Tabi ki gelirim."Bütün iş adamlarının orada olduğunu bilmekten çekinsemde Uras'ı orada yanlız bırakamazdım. Üstelik ödül alacaktı.
"Tamam o zaman akşam 8'de alırım seni." ağzıma lokmamı attıktan sonra aklıma gelen şey ile dudaklarımı büzdüm. Ben ne giyecektim? Dudaklarımda sıcak bir dokunuş hissettim. Uras benim büzdüğüm dudaklarıma parmağıyla dokunuyordu. Başımı kaldırdım ve yüzüne baktım.
"O güzel dudaklarını neden büzüyorsun?" Nasıl derdim Uras benim elbisem yok param yok alır mısın diye? Zaten evinde kalıyordum birde ihtiyaçlarımı mı karşılatacaktım. Onun parasını kullanmak istemiyordum.Kaşlarımı çattım.
" Aklından neler geçiyor Öykü? " yutkundum.
"Şey Uras ben bugün işe gitmesem." sorarcasına yüzüme baktı.
"Olur tabi ki de hayırdır?" derin bir nefes aldım ve dışarı bıraktım.
"Biraz işim var ama önce restorana uğramam gerekiyor." Mehmet Bey'e rica edersem eminim ki yardımcı olurdu. Olmadı maaşımı erken alırdım. Sonra da Seçil'i arar benimle alışverişe gelmesini söylerdim.
"Aklından ne geçiyorsa hemen söylüyorsun Öykü!" sinirlenmiş gibiydi sanki?
"Birşey geçmiyor Uras, sadece alışverişe gitmek istiyorum hepsi bu." kafasını salladı. Çayından bir yudum aldıktan sonra cevap verdi.
"Öğleden sonra beraber gideriz."söylediğine omuz silktim. Eğer Uras 'la gidersem eminim ki herşeyi o alırdı. Kıyafetimi kendi paramla almak istiyordum.
"Hayır Uras senin gelmeni istemiyorum."sesimin yüksek çıkmasına şaşırdı. Çenesi titreyince sinirlendiğini anladım.
" Ne demek istemiyorum.? "
" Yani öyle demek istemedim Seçil' le gitmek istiyorum. Hem biraz vakit geçirmiş oluruz malum benim iş onun okul pek görüşemedik. "kafasını olumsuzca salladı. Konuşmasına izin vermeden ben konuştum.
" Lütfen Uras" yalvarırcasına yüzüne baktım.
"Biz seninle ne anlaşmıştık Öykü. Beraber gideriz işte hem arkadaşınla çok görüşmek istiyorsan buraya çağırabilirsin."ofladım.
"Akşam için kıyafet bakmak istiyorum Uras onun için Seçil ile gitmek istiyorum. Hem Emir'de gelir bizimle" suratıma baktı. Biraz düşündükten sonra cevap verdi.
"Akşama doğru buraya getirecekler elbiseleri çıkmana gerek yok. Arkadaşının yardımını istiyorsan buraya çağır." şaşkınca suratına baktım.
"Nasıl yani benim için buraya mı gelecekler?" kafasını salladı.
"Sen onların ayağına gitmeyeceksin tabi ki onlar senin ayağına gelecek.! Unutma Öykü sen Uras TÜRKOĞLU 'nun kadınısın.!" kaşlarımı çattım.
"Ya beğenmezsem!!" bu söylediğime güldü.
"Bu imkansız küçük hanım. Çünkü dünyadaki en güzel elbiseler bugün burada olacak."
"N-nasıl yani?" elini elimin üzerine koydu. Kafasını yana doğru eğdi ve gözlerimin içine baktı.
"En ünlü tasarımcıların elbiselerini getirecekler.Ve benim isteğim üzerine hepsi senin için tasarlandı hoşuna gideceğinden eminim." ağzım açık kaldı. Uras benim için elbisemi tasarlatmıştı.?Yanıma geldi elimden tuttuğu gibi beni ayağa kaldırdı. Kollarını belime doladı ve kendine doğru çekti.
" TÜRKOĞLU 'nun kadını bunları düşünmemeli. Ben yaşadığım sürece bu ufak şeylere takılma herkes, herşey her zaman bana çalıştığı gibi sana da çalışacak. Bütün dünya ayaklarının altında gücünü hafife alma güzelim." gülümsedim. Uras' ın gücü beni korkutsa da ona sahip olduğum için o kadar şanslı hissediyordum ki kendimi.
" Şimdi sen bugün işe gitme. Emir'e söylerim senin için arkadaşını buraya getirir.Sen sadece akşamı düşün ve kıyafetini seç tamam mı? "saçımdan öptü ve geri çekildi. Herşeyi düşünmüştü Uras gözlerinin içine baktım.
" Herşey için teşekkür ederim Uras. "gülümsedim.
" Etme Öykü bunların hepsi senin için az bile. Canımı istesen hiç düşünmeden veririm. Sen sadece mutlu ol, benim ol senden başka hiç birşey istemiyorum. "elimi tuttu ve gözlerimin içine bakarak elimi öptü. Söylediği ve yaptığı herşey ile beni kendine bağlıyordu. Beni çok sevdiğini bilmek o kadar güzel bir duyguydu ki. Parmaklarımın üzerinde yükseldim kollarımı boynuna doladım ve tüy kadar hafif bir öpücük kondurdum dudağının kenarına. Kasıldığını hissettiğimde gülümsedim. Tam çekileceğim sırada belimden tuttuğu gibi kendine çekti. Dudaklarını dudaklarıma bastırdı.Öpmüyordu sadece dokunduruyordu, sıcaklığını hissettiğimde dudaklarında gülümsedim. İnledikten sonra dudaklarımdan ayrıldı. Onu hissetmek çok özeldi.
"Yapma bana bunları Öykü! Dayanamamaktan korkuyorum. Yanımdayken sana dokunamamak o kadar zor ki." başımı yere eğdim. Beni bu kadar istemesi beni mutlu etsede korkmama da sebep oluyordu. Birbirimizi daha yeni tanıyorduk. Zate eğer birgün biriyle olacaksam bu kişi Uras'tan başkası olmayacaktı.
Gülümsedim.
********************
Odamda oturmuş Seçil'in gelmesini bekliyordum. Kahvaltıdan sonra Uras'ı zor da olsa şirkete göndermiştim. Aklıma sabah olan şeyler gelince güldüm. Saate baktığımda 17:00 olduğunu gördüm. Sekizde Uras gelecekti ama ortada hiç birşey yoktu. İlk defa Uras'la bir davete gidecektim ama elbisem bile belli değildi oflayarak ayağa kalktım. Kollarımı göğsümde bağladıktan sonra camdan dışarı bakmaya başladım. O sırada kapının vurulma sesi ile omzumun üzerinden kapıya baktım.
"Gel" kapının açılmasıyla evin yardımcılarından biri olduğunu anladığım kadın odaya girdi. Başını kaldırmadan konuşmaya başladı.
"Efendim rahatsız ediyorum ama arkadaşınız geldi. Salonda sizi bekliyor." kafamı salladım. Hızla salona gitmek için odadan çıktım.
Seçil'i karşımda görünce boynuna sarıldım.
"Canım benim hoşgeldin" kafasını kaldırdı ve salona baktı.
"Valla çok hoş buldum Öykü."birkaç saniye dediğini anlamaya çalıştım sonra beraber kahkaha attık.
"Öykü bu ev bir harika farkında mısın?" kafamı salladım.
"Gerçekten çok güzel bende çok beğeniyorum." güldü.
"Kızım durdun durdun turnayı gözünden vurdun. " gözlerimi devirdim.
"Abartma Seçil. Ben Uras'ı seviyorum zenginliğini değil!" iki yanağımı da baş ve işaret parmağının arasına aldı ve sıkmaya başladı. Canım acımaya başlayınca ellerimle ellerine vurdum.
"Canımı yakmasana yaa!!" bana tekrar sarıldığında bende ona sarıldım.
"Senin adına çok mutluyum Öykü sen herşeyin en iyisine en güzeline layıksın.!" gözlerim dolunca geri çekildim.
"Teşekkür ederim Seçil. İyiki varsın." onunda gözleri dolmuştu. Hemen lafı değiştirdi.
"Ee hani elbiseler nerede?Sen telefonda demedin mi eve getireceklermiş diye? " sıkıntıyla ofladım.
"Evet dedim, bende anlamadım hala neden getirmediklerini."
"Uras Bey'e mi sorsan acaba?" kafamı salladım. Uras'ı aramam konusunda haklıydı sanırım. Telefonumun yukarı da olduğu aklıma gelince Seçil'e döndüm.
"Seçil telefonumu odadan alıp geliyorum." kafasını salladı o sırada salona gelen yardımcıya baktım. Kafasını kaldırmadan konuşmaya başladı.
"Efendim arzuladığınız birşey var mı?" Seçil'e baktığımda ağzı açık kadına bakıyordu. Kendimi tutamadım ve gülmeye başladım. Seçil yüzüme baktığında ona döndüm.
"Ne içmek istersin Seçil" bir kadına bir bana baktı.
"Kahve olabilir." başımı salladım.
"İki tane orta şekerli kahve."
"Hemen efendim." kadın salondan çıkarken Seçil'e döndüm, kadının arkasından öylece bakıyordu.
"Öykü bunların hepsi böyle mi davranıyor sana?" gülümsedim.
"Evet" gülümsedim.
"Oh ne güzel iş valla" kahkaha attım. Benimde ilk başlarda tuhafıma gitse de alışmıştım.
"Neyse ben telefonu alıp geliyorum." merdivenlerden hızlıca çıktım. Telefonumu odadan aldıktan sonra Seçil'in yanına indim. Zaman kaybetmeden Uras'ı aradım. İkinci çalışta açtı.
"Alo"
"Efendim Öykü" sesini duyunca istemsizce gülümsedim.
"Nasılsın Uras? "
"İyiyim güzelim sen nasılsın?"
"Bende iyiyim de şey için aramıştım Uras"
"Ney için?" arkadan gelen ses ile kaşlarımı çattım. 'Uras hadi seni bekliyorum!' diyordu? Kimdi o kadın? Sinirlerime hakim olamadım.
"Nerdesin sen!!Kim var yanında Uras? "
"Kapatmam lazım Öykü gelince konuşuruz." yüzüme kapanan telefonla ağzım açık kaldı.
"Öykü ne oldu canım?" Seçil'in sesi ile ona döndüm.
"Uras!! Uras' ın yanında bir kadın var Seçil ve Uras suratıma kapattı. " neredeyse ağlamak üzereydim.
"Şşş sakin ol Öykü! Sen demiyor muydun Uras'ın sevgisinden eminim diye çalışanlarından biridir hemen kötü düşünme."gözlerim dolmuştu içimi çektim ve Seçil'e cevap verdim.
" Çalışanlarından biri olamaz Seçil! Uras dedi ya Uras!! "şimdiye kadar kimsenin Uras dediğini duymamıştım.
" Saçmalama Öykü belki bir arkadaşıdır. "bunu kabul edemezdim hiçbir kızla Uras'ın işi olmazdı. Ya da ben mi öyle düşünüyordum? Gözlerimden bir damla yaş aktı. Salona giren yardımcıyla gözyaşlarımı sildim.
" Efendim rahatsız ediyorum ama elbiselerinizi getirdiler. İzniniz olursa içeri alacaklar." Seçil benden önce lafa atladı.
"Gelsinler alın içeri" Yardımcı şaşırmış olacak ki önce Seçil'e sonra bana baktı. Başımla onayladıktan sonra kadın salondan ayrıldı.
*****************
Odama taşınan kıyafetlere göz gezdirmeye başladım. Uras'a sinirliydim aslında gitmek istemiyordum ama Seçil'in bana söylediklerinden sonra ikna olmuştum.
"Efendim bu nasıl?" elbiseleri getiren kadının sesiyle ona döndüm. Gösterdiği kaçıncı elbiseydi bilmiyordum. Elinde tuttuğu gri taşlı elbiseye baktım.
"Çok şatafatlı beğenmedim." Seçil yanıma doğru geldi koluma girdikten sonra beni çekiştirerek giyinme odasına götürdü.
"Allah aşkına Öykü şu surat ifadeni değiştirir misin? Kızım sen iyi misin? Adam sana onca kıyafet göndermiş hiç birini denemedin bile. Böyle devam edersen yetişemeyeceksin haberin olsun!" içimden hiç birşey yapmak gelmiyordu. Ofladım,sonra Seçil'e baktım.
"Bana diyene bak! Seninde yardımcı olduğun söylenemez! " Seçil gözlerini devirdi.
" Tamam hadi artık seçelim. Daha saçın makyajın var bir saate Uras Bey gelir. "kafamı salladım ve odaya geri döndük.Elbiselere tek tek bakmaya başlamıştım ki, Seçil'in sesiyle ona döndüm.
" Öykü buldum."Seçil'in elinde tuttuğu kırmızı elbiseye baktım. Sırt dekoltesini görünce gözlerim büyüdü. Ama elbise o kadar güzel duruyordu ki çok beğenmiştim.
" Efendim arkadaşınız çok zevkliymiş. Bu elbise size çok yakışacaktır denemek ister misiniz? "Seçil'le göz göze gelince kafamı usulca salladım.
Seçil'in yardımıyla elbiseyi giydim. Kırmızının en güzel tonuydu bu elbise, önden sade duran elbisenin sırt dekoltesi oldukça cüretkardı. Uras'ın beni bu elbiseyle gördüğü zaman ki surat ifadesini çok merak ediyordum.
" Öykü bu elbise harika ve sana çok yakıştı."gülümsedim.
" Bende çok beğendim ama sırt dekoltesi biraz fazla değil mi? "gözlerini deviren Seçil yüzüme baktı.
" Abartma Öykü fazla filan değil."aynanın karşında öylece kendimi izledim. Yanımıza gelen kadın konuşmaya başladı.
" Öykü Hanım gerçekten çok yakıştı çok güzel oldunuz"gülümsedim.
"Tamam bu elbise olsun." gülümsedim.
"Tamamdır efendim elbisenizi seçtiyseniz ben kuaförü göndereceğim."
"Bekliyorum." odadan dışarı çıkan kadının arkasından baktım.
"Seçil ya Uras kızarsa?"
"Neden kızsın ya. Kimbilir nasıl kadınlar olacak orada. Kesinlikle doğru seçim bana güven." gülümsedi.
"Tabi eğer bu elbise ile beni davete götürürse" tam Seçil birşey söyleyecekti ki kapı vurulma sesi geldi.
"Gel" iki kişi içeri girdi. Sanırım saçlarımı yapacak kişilerdi.
"Efendim hazırsanız saçınızı yapmaya başlayalım."
"Hazırım başlayabilirsiniz. "
(Öykü'nün saçı)
Hazırdım Seçil ile vedalaştıktan sonra Emir' e Seçil' i eve bırakmasını söylemiştim. Saate baktığımda sekize geldiğini gördüm. Telefonumu komodinin üzerinden aldıktan sonra Uras' ı aradım ilk çalışta açtı.
"Güzelim"
"Uras ben hazırım gelmeyecek misin?"
"Bugün çok yoğun geçti. Ben burada hazırlandım Öykü. Emir'e söyledim birazdan seni alacak." gözlerimi kapattım. Sakinleşmek istiyordum ama Uras'a sinirlenmiştim.
"Nasıl istersen öyle olsun Uras" cevap vermesini beklemeden suratına kapattım. Bugün Uras beni delirtmek için elinden geleni yapıyordu.Kapının vurulma sesiyle derin bir nefes aldım.
"Gel" içeri giren Burcu'ya gülümsedim.
"Gel Burcu"
"Çok güzel olmuşsunuz Öykü hanım"
"Teşekkür ederim" elimle kolunu sıvazladım.
"Emir Bey aşağıda sizi bekliyor onu haber vermek için geldim." kafamı salladım. Salona indiğimde Emir'i gördüm.
"Hazırsanız çıkalım Öykü hanım? " onayladıktan sonra yürümeye başladım. Hızlıca arabaya bindikten sonra davetin yapılacağı yere doğru gitmeye başladık. Dayanamadım ve Emir'e merak ettiğim birkaç soruyu yöneltmeye karar verdim.
"Emir bugün şirkette miydin?" sorduğum soru ile şaşırdı. Bir süre bekledikten sonra cevap verdi.
"Evet efendim şirketteydim." başımı salladım.
"Uras yoğun olduğunu söyledi toplantısı mı vardı?"
"Evet Öykü hanım.Uras Bey İtalya'da ki otelin genel müdürü ile görüşme yaptılar."
"Anladım Emir teşekkür ederim." Gerçekten yoğun olmasaydı beni kesinlikle Uras alırdı. Telefonumu cevap vermesine müsade etmeden kapattığım için biraz pişman olmuştum.
Uras'a seslenen kadın kimdi acaba? Emir kim olduğunu kesin biliyordu!
"Emir"
"Efendim Öykü Hanım."
"Bugün Uras ile toplantıda olan bir kadın var mıydı?" dikiz aynasından yüzüme baktıktıktan sonra hemen gözlerini çekti.Cevap vermeden önce gülümsedi.
"Evet efendim Gülçin Hanım ile toplantıdaydı." gözlerimi kocaman açtım.
"N-nasıl yani baş başamı toplantı yaptılar?" Emir 'in güldüğüne emindim. Kıkırdama seslerini duyabiliyordum. Bugün herkes beni sinirlendirmeye mi çalışıyordu?
"Gülme Emir!! Bana cevap ver." boğazını temizleyen Emir konuşmaya başladı.
"Evet efendim. Gülçin Hanım Uras bey' in hem arkadaşı hem de Uras Bey'e ait olan İtalya'daki otelin genel müdürü." kan beynime sıçramıştı. Demek ki Uras'a seslenen Gülçin denen kadındı.Kıskançlık bütün bedenimi esir almıştı. Derin bir nefes aldım.Uras'ın bir kadınla başbaşa toplantı yapmasına deli olmuştum. Uras'ı öldürmek istiyordum. Aklımdan Uras' ı nasıl öldürmem gerektiğini düşünüyordum ki araba büyük bir otelin önünde durunca etrafıma baktım.
"Geldik mi Emir?"
"Evet Öykü Hanım. Siz burada bekleyin ben Uras Bey'e haber vereceğim." başımı olumsuzca salladım.
"Gerek yok Emir. Haber verme ben içeri girerim." başını olumlu anlamda salladıktan sonra araban indi ve kapımı açtı.
"Buyrun Öykü Hanım."
Yavaş adımlarla otele doğru yürüdüm.İçeri girdiğimde iki kişi beni karşıladı.
"Hoşgeldiniz efendim davetiyenize bakabilir miyim?"
Davetiye mi? Benim davetiyem yoktu ki.
"Şey benim davetiyem yok."
"Kusura bakmayın efendim davetiyesiz içeri giremezsiniz."
"Ben Uras Bey'in davetlisiyim." karşımda ki iki kişi birbirlerine baktıktan sonra bana baktı.
"Siz burada bekleyin ben Uras Bey'e haber vereceğim." başımla onayladığım sırada Emir'in sesini duydum.
"Haber vermenize gerek yok! Öykü Hanım Uras Bey'in sevgilisi." Emir' e gülümsedim.
"Kusurumuza bakmayın efendim bilmiyorduk buyrun." kafamı salladıktan sonra salonun kapısından girdim. Oldukça büyük bir salondu. Bütün gözler anında beni bulunca gerildim. Büyük olan salonda Uras'ı aramaya başladım.Arkası bana dönük olan Uras'ı gördüğümde hızlı adımlarla yürümeye başladım. Yanında gelen kadınla olduğum yerde kaldım. Uras'ı mı öpmüştü o? Ellerimi yanımda yumruk yaptıktan sonra, hızla yanlarına doğru yürüdüm. Seslenmemle bana döndü.
"Uras!!" arkasını dönen Uras tek kaşını kaldırdı. Şaşırmış gibiydi.
"Neden haber vermiyorsun geldiğini Öykü"
"Ben kendim gelmek istedim." gözlerimi biran olsun Uras'ı öpen kadından çekmedim. Gözlerini kısarak beni inceledi. Uras'a baktım sonra karşımdaki kadının gözlerinin içine bakarak Uras'ın elini tuttum. Gözleri anında ellerimize kayınca gülümsedim. Uras'ın hoşuna gitmiş olacak ki saçlarımı öptükten sonra elini belime koydu. O an Uras'ın yüz ifadesi değişti. Kulağıma doğru eğildi.
"Bu elbisenin acısını senden çıkaracağım Öykü! Bu şekilde buraya nasıl gelirsin?" etraftakilere sert bir bakış attı. Bende gülümseyerek kulağına şunları fısıldadım.
"Ne o Uras Bey kıskandınız mı? Siz kadınları öperken bende sizinle aynı duyguları paylaşıyordum." gözlerine baktığım zaman öfkeden kudurduğunu gördüm. Uras 'tan biraz uzaklaştıktan sonra kadının sözleriyle ona döndüm.
"Uras bizi tanıştırmayacak sanırım. Merhaba ben Gülçin Uras' ın arkadaşıyım. " uzattığı eline baktım. Uras' a baktıktan sonra parmaklarımın ucuyla eline dokundum.
"Bende Öykü Uras'ın sevgilisiyim. " kadın bir anda dediğim şey ile afalladı.
"Memnun oldum." başımı salladım.
"Uras neden sevgilin olduğunu söylemedin. Oysa ki bugün baya sohbet etmiştik."neydi şimdi bu? Kesinlikle bu kadın Uras'a karşı bir şeyler hissediyordu.Sakinliğimi bozmayacaktım ama bu kadında beni rahatsız eden birşeyler vardı. Uras'a baktığımda kadına kaşlarını çatmış bir şekilde baktığını gördüm.
"Sadece iş konuştuk Gülçin.Özel hayatımı konuşacak değiliz değil mi? " gülümsedim. Tekrar kadına baktığımda bozulduğunu anladım.
"Her neyse siz İtalya'da ki otelimizde çalışıyordunuz değil mi?" Uras'ın şaşkın bakışları beni buldu. Önce gülümsedi sonra kaşlarını çattı. Bunları nereden bildiğime şaşırmış olacaktı.Tekrar kadına döndüğümde cevap verdi.
"Evet Uras'ın otelinde genel müdürüm. Bugün ki organizasyon için Türkiye'ye geldim. Uras her sene benimle katılır da. " başımı salladım. Bu kadın beni sinirlendirmeye çalışıyordu ama onun oyununa gelmeyecektim.
"Her neyse bundan sonra bunun için gelmenize gerek kalmayacak ne de olsa artık ben varım." sahte bir gülüş gönderdim. Sinirden kudurduğuna yemin edebilirdim. Uras elini omzuma attı, kendisine doğru çekti ve saçımdan öptü. O sırada gelen ses ile arkamıza döndük.
"Vay vay vay!!! Uras TÜRKOĞLU'nun bir gözdesi var demek!!"kaşlarımı çattım. Önümüzde duran adama baktım. Bu da kimdi? Elini bana uzatınca şaşırdım.
" Merhaba ben Mehmet Han SAYGIN. "eline baktıktan sonra Uras' a döndüm. Sinirden çenesi kasılmıştı.Karşımdaki adamın bana uzattığı eline baktı. Ne olduğunu anlamadan iki yakasından tuttuğu gibi masanın üzerine yatırdı. Yumruklamaya başladığı sırada çığlık attım.
" Uras yapma ne olur. "Salondaki herkes bize bakıyordu ama kimse müdahale etmiyordu.
"Ulan şerefsiz sen benim olan kadına nasıl elini uzatırsın!! Senin o elini kırmaz mıyım ben?" öfkeden delirmiş gibiydi. İlk defa Uras'ı böyle görmüştüm.
"Uras yalvarırım dur." koluna dokunduğum anda elime baktı,sonra yüzüme baktı. Gözlerimden akan yaşları görünce adamın üzerinden kalktı. Eli yüzü kan içinde olan adama baktım. Uras neden bu kadar öfkelenmişti? Kimdi bu adam? Uras yerdeki adama doğru parmağını salladı. Öfkeli sert sesiyle konuştu.
"Bugünü asla unutma SAYGIN!! Sen bugün ölüm fermanını imzaladın." yerdeki adam kahkaha atmaya başladı. Ağzım açık adama baktım. Elinin tersiyle dudağında ki kanı sildi. Tek kaşını kaldırdı önce bana sonra Uras'a baktı.
"Senin için üzülüyorum TÜRKOĞLU!! Artık seninde bir zaafın var. Şimdi kaybetme sırası sana geçti."
Bölüm sonu
Umarım beğenirsiniz ☺️
Oylamayı unutmayalım ☺️