20.Bölüm(Duyulmaması Gerekenler)

2794 Kelimeler
Medya :Uras TÜRKOĞLU "Senin için üzülüyorum TÜRKOĞLU!! Artık seninde bir zaafın var. Şimdi kaybetme sırası sana geçti." Kan beynime sıçramıştı sanki. Kolumu tutan minik ellere baktım.Öykü burada olmasaydı onun canını hiç düşünmeden alırdım. Gözlerindeki korkuyu görünce elim kolum bağlanmıştı. " ATIN BU İTİ KAPIYA!! "kükrememle Öykü sıçradı. Kolumu omzuna attıktan sonra kendime doğru çektim. Yanımıza gelen iki adam yerdeki şerefsizi kolundan tuttukları gibi dışarı çıkarttılar.Öykü'nün iç çekişlerine ve titremesine dayanamadım ve elinden tuttuğum gibi salondan çıkardım. "Uras nereye gidiyoruz? beni nereye götürüyorsun? ." iç çekerek konuşmuştu. İlk defa onun yanında bu yüzümü göstermiştim. Benden korktuğu o kadar belliydi ki. Kendimi tutamamıştım o Şerefsiz elini Öykü'ye uzatınca gözüm döndü. Benden başka kimsenin o ele dokunmasına izin veremezdim. Öykü' ye döndüm minik yüzünü ellerimin arasına aldım. "Korkma güzelim hepsi geçti. Şimdi sakinleşebileceğin biryere gideceğiz." sadece kafasını salladı. Alnından öptükten sonra elinden tuttum ve asansöre bindik. Üst katta bana ait olan odanın önüne durunca Öykü bana baktı. "Uras eve gitmek istiyorum. Burası neresi?" "Şşş bu otel bana ait burası da benim odam bugün burada kalalım olur mu?" kafasını aşağı yukarı salladı. Odaya girdikten sonra Öykü'ye duş almasını söyledim. Çok korkmuştu ve sakinleşmesi gerekiyordu. Yaklaşık on dakikadır banyodaydı. Bende üzerimdeki takım elbiseden kurtulduktan sonra yatağın üzerine uzandım. Ellerimle alnıma baskı uyguladım. Başım ağrıyordu. Mehmet Han' ın söylediği sözler aklımdan çıkmıyordu. Türkiye 'ye döndüğünü bugün Gülçin' den öğrenmiştim. 1 haftadır buradaydı ama ben bugün öğrenmiştim. Kendim için asla kimseden korkmuyordum ama Öykü?Onun için korkuyordum işte. Mehmet Han'ın Öykü'yü öğrenmesi hiç iyi olmamıştı. 'SANA BİRŞEY OLMASINA ASLA İZİN VERMEM ÖYKÜ!' gözlerimi kapattım ve derin bir nefes aldım. O sırada banyonun kapısı açılınca kafamı kaldırdım. Üzerine giydiği tişörtüme bakınca gülümsedim. "Çok güzel görünüyorsunuz küçük hanım" gülümsedim. "Dalga geçmese Uras!" gülümsedi ve devam etti. " Elbise gibi oldu baksana"iki ucundan tuttuğu tişörtü bana gösterdi. O kadar sevimli duruyordu ki. Hemen yataktan doğruldum yanına gittim. "Benim olan herşey sana çok yakışıyor Öykü." saçlarını kokladım.Tarifi olmayan bu kokuyu içime hapsettim. "Öykü çok güzel kokuyorsun." gülümsedi. Sonra hiç beklemediğim birşey yaptı. Burnunu boynuma götürdü o da beni kokladıktan sonra boynuma sulu bir öpücük bıraktı. Kasıldım ve titredim. O da anlamış olacak ki geri çekildi. Başını yere eğdikten sonra konuşmaya başladı. "Sende çok güzel kokuyorsun Uras" gülümsedim. Ellerimi beline koyduktan sonra aradaki mesafeyi kapattım. Bir elimle belini kavrarken diğeriyle dudaklarına dokundum. "Öykü ne olur izin ver!" ağzı açık yüzüme baktı. Titremeye başlayınca korktuğunu anladım. Gülümsedim. "Sadece dudaklarının tadına bakmak istiyorum." yüzünü yere eğdi. Utanmıştı. İşaret parmağımın tersiyle yanağını okşadım. Konuşmaya devam ettim. "Söz veriyorum ileri gitmeyeceğim. Ama dayanamıyorum artık en azından seni öpmeme izin ver Öykü." biraz düşündü. "Uras b-ben beceremem ki! Daha önce hi-" "Şşşş sakın o kelimeyi kullanma! Şimdi bana izin ver ve kendini bana bırak olur mu? "biraz bekledikten sonra yüzüme baktı. Kafasını aşağı yukarı salladıktan sonra gülümsedi. Elimi şaçlarının arasından geçirip boynundan tuttum. Büyük bir açlıkla dudaklarını öpmeye başladım. Kulağıma gelen iniltisiyle kendimden geçtim. Bu kadın beni öldürüyordu. Öpüşüme karşılık vermeye çalışıyordu ama o kadar deneyimsizdi ki... Bu hali beni daha beter kudurtuyordu. Deli gibi dudaklarını sömürüyordum. Hiç istemesemde dudaklarımı Öykü'den ayırdım. İkimizde soluk soluğa kalmıştık. Odada sadece nefes seslerimiz vardı.Ellerimin arasına Öykü' nün suratını aldım. "Şimdi durmazsam daha duramam." alnımı alnına dayadım. "Uras ben" "Şşş cevap vermene gerek yok. Zamanı gelince zaten benim olacaksın!" alnından öptükten sonra kollarımın arasına aldım. "Hadi şimdi yatalım." kafasını salladıktan sonra yatağa uzandık. Öykü'yü kollarımın arasına aldıktan sonra gözlerimi kapattım. ********************** ÖYKÜ ÇETİN Sabah güneşinin yüzüme vurmasıyla gözlerimi açtım. Sonbaharı karşılayan son güneşli günlerdi bunlar. Gözlerimi açtığım gibi gülümsüyor olmamı da bu güneşe borçluydum. Yatakta gerildikten sonra yanıma baktım Uras yoktu. Kaşlarımı çattım sonra banyodan gelen su sesini duyunca rahatladım. Sanırım banyo yapıyordu.Saatin kaç olduğunu merak edince baş ucumdaki telefonuma uzandım. Ekranda mesaj bildirimi görünce üstüne tıkladım. GÖNDEREN: Seçil'm Öykü dün gece nasıl geçti? Çok merak ediyorum mesajımı okur okumaz bana dön.☺️ Gülümsedim. Tam arama tuşuna basacaktım ki kapının vurulma sesi geldi. Bu kimdi şimdi? Uras benim odam demişti sabah sabah kim gelirdi ki? Telefonu komodinin üzerine bıraktıktan sonra yavaşça doğrulup ayaklarımı yataktan aşağı sarkıttım. Kapı tekrar vurulunca endişeyle ayağa kalktım ve kapıya doğru yürüdüm. Önce açıp açmama konusunda kararsız  kaldım ama sonra dayanamayıp yavaşça kapıyı araladım. Kapıdaki kişiyi görünce açtığıma bin pişman oldum. Çünkü karşımda Gülçin'i görmeyi hiç beklemiyordum. Sinirle dişlerimi sıktım ve sordum. "Ne işin var senin burada?" Oda şaşkınlığını bir kenara bırakarak konuşmaya başladı. "Asıl senin ne işin var burada? " iğrenç kokan parfümü burnuma gelince yüzümü buruşturdum. Sonra gözlerimi devirdim ve tek kaşımı kaldırdım. "Uras'ın sevgilisi olduğum için olabilir mi?" Bu ne pişkin kadındı böyle? Öfkeyle üzerine yürüdüm ve elimle omzuna vurarak konuşmaya başladım. "Bana bak! Şimdi hemen defol git buradan, Uras'ın peşinde de bırak, anladın mı beni? Bir daha seni Uras'ın yanında görmek istemiyorum." Geri çekildim ve kapıyı suratına çarptım. Sinirle arkamı döndüğümde banyodan çıkmış bana gülümseyerek bakan Uras'ı gördüm.Tek kaşını kaldırarak sordu. "Hayırdır sevgilim, kimdi o? " bilerek yapıyordu, resmen beni kudurtuyordu. Tek kaşımı kaldırıp ona doğru yaklaştım. "Kat görevlisi temiz çarşaf bırakmaya gelmiş."Uras ahenkli bir kahkaha attı. Başını sağa sola salladı, sonra iki elini yanaklarıma koydu ve konuşmaya başladı. "Seviyorum lan seni!"bir anda dudaklarıma yapışarak beni öpmeye başladı. Bende dayanamayıp ona karşılık verdim. Her hareketiyle beni baştan çıkarıyordu sanki. Son olarak altdudağımı ısırarak geri çekildi. Utanarak Uras'a gülümsedim. O da bana gülümsedi. Yavaşça boynuna doğru uzandım., muhteşem kokusunu içime çektim ve kulağına fısıldadım. "Bundan sonra o şirkete bensiz gidemezsin Uras! " yine ahenkli bir kahkaha attı, sonra gözlerini kısarak bana baktı. "İşte benim kadınım!" Emir'in evden bana getirdiği kıyafetleri giydikten sonra Uras 'la kahvaltıya indik. Muhteşem bir kahvaltı yaptık ve otelden ayrıldık.Uras'ın arabasıyla şirkete doğru gidiyorduk. "Uras"kafasını çevirip bana baktı sonra tekrar yola döndü. "Efendim Öykü" " O kadını ne kadar zamandır tanıyorsun?" gülümsedi. "Hangi kadını?" kesinlikle benimle eğleniyordu. Derin bir nefes aldım. "Hayatında tanıdığın kaç tane kadın var Uras? " sinirlendiğimi anlayınca kahkaha attı. "Gülçin 'den mi bahsediyorsun?" adını duyunca bile sinirlenmiştim. "Evet" "İtalya' da aynı Üniversitede okuduk. Sonra ben Türkiye'ye döndüm o da orada kaldı. Bende İtalya'ya otel yaptırınca onu işe aldım. Arada bir Türkiye'ye gelir hepsi bu." "Sana karşı birşeyler hissediyor?"kaşlarını çattı. "Farkındayım. Ama inan umrumda bile değil."gülümsedim.Arabayı sağa çekti ve durdurdu. Elimi tuttuktan sonra bana döndü. " Senden başka kimseyi istemiyorum Öykü. Sadece sen! Bunu hiçbir zaman unutma!! Kimsenin canını sıkmasına izin verme, benim kalbime sahip olan bir tek sensin ve hep sen olacaksın!" elimden öptükten sonra gözlerimin içine baktı. Kendimi tutamadım ve gözümden bir damla yaş aktı. Kaşlarını çattığını anlayınca içimi çektim ve gözyaşımı sildim. " Bakma öyle mutluluktan. "bu söylediğime kahkaha attı. İçimi çekerken dudaklarımı büzdüm. " Mutluluktan da olsa bu mavi gözlerine yaş hiç yakışmıyor. "yanağımdaki elini tuttum. Dudaklarıma doğru götürdüm ve avcunun içine dudaklarımı bastırdım. " Seni çok seviyorum Uras"gülümsedi. O da benim yaptığım gibi yaptı. Avcumun içini öptükten sonra gözlerimin içine baktı. "Emin ol benim kadar sevemezsin Lavinya.." gülümsedim. "Hala bana neden 'Lavinya' dediğini söylemeyecek misin?" kafasını olumsuzca salladı. "Zamanı gelince öğreneceksin!" kafamı aşağı yukarı salladım. "Peki" dedikten sonra yolumuza devam ettik. Uras'la herşey çok güzel gidiyordu. Aslında dün gece ki adamı sormak istiyordum ama güzel geçen günümüzü mahvetmek istemiyordum. Başka bir zaman sormaya karar verdim. Şirkete geldikten sonra Uras toplantıya girdi. Bende onun odasında beklemeye başladım. Seçil ile uzun bir telefon görüşmesi yaptıktan sonra telefonu kapattım. Dün gece olan herşeyi anlattım sadece öpüşme kısmını atladım. Sabah Gülçin'in yaptıklarınıda anlatınca sinirlenmişti. Seçil uzun uzun bana akıl verdikten sonra telefonu kapattı.Sabah yaşadıklarım tekrar aklıma gelince gözlerimi devirdim. Acaba toplantı da Gülçin de var mıydı? Oflayarak koltuktan doğruldum.Aklıma her geldiğinde sinirleniyordum.Canım sıkılmaya başlamıştı ve Uras'ı özlemiştim.Bu toplantı ne zaman bitecekti acaba? Beklemekten sıkılınca şirkette dolaşmaya karar verdim. Kapıdan çıkar çıkmaz Pınar ayağa kalktı. "Efendim bir arzunuz mu var?" başımı sağa sola salladıktan sonra cevap verdim. "Hayır şirketi gezmek istiyorum." kafasını öne eğdikten sonra cevap verdi. "Nasıl isterseniz" birşey söylemeden asansöre doğru yürüdüm.Asansörün kapısının açılmasıyla bindim. Hangi katın düğmesine basacağımı bilmiyordum. 12.katın düğmesini görünce teras olabileceğini düşündüm ve katın düğmesine bastım.Hava almanın iyi geleceğini düşündüm. Kısa bir süre bekledikten sonra asansörün kapısı açıldı. Etrafıma baktığım sırada büyük camlarla çevrili toplantı salonunu gördüm. Uras'ı görünce panikledim. Toplantısını bölmek istemezdim. Ellerimle yüzümü kapattım. Allahtan kimse farketmemişti. Hemen asansörün düğmesine bastım. O sırada toplantı salonunun kapısı açıldı. Ne yapacağımı bilemedim ve asansörün yanındaki kapıyı açtım içeri girdim.Girdiğim yerin lavabo olduğunu görünce derin bir nefes aldım. Ayak sesleri yaklaşmaya başlayınca kabinlerden birine girip kapıyı kapatıp kitledim. Uras iş konusunda disiplinli olduğunu söylemişti. Toplantısı benim yüzümden bölünürse bana kızabilirdi.Keşke Uras'ın odasından çıkmasaydım. Lavabonun kapısı açılınca içeri giren iki farklı kadın sesi kulağıma geldi. "Öyle işte şekerim. Anlayacağın Uras'a kancayı takmış. Ay bir de görsen kendini bir halt sanmalar." ucuz bir kahkaha attılar. Uras demişlerdi. Bunlar benden bahsediyorlardı? İçimde birşeyler kırıldı ve yanımdaki duvara tutunma ihtiyacı hissettim. Çünkü bu ses davet gecesinde gördüğüm kıvırcık saçlı Gülçin'e aitti. Dikkatlice konuşmaları dinlemeye başladım. Sesi yabancı olan kadın kahkahasını bitirdikten sonra konuşmaya başladı. "Senin karşında kimsenin şansı yok şekerim. Eminim ki Uras Bey'in daha önce günü birlik takıldığı ucuz kızlardan biridir." gözlerimi kapattım. Dışarı çıkıp şaçını başını yolmak istiyordum bu kadınların. Günü birlik nedir ya? "Sanmıyorum Seda. Günü birlik birisi için fazla iddalıydı. Bir süredir beraberler sanırım. Ama uzun sürmeyecek!" iğrenç kahkahalarını bir daha attılar. "Ne yani Uras Bey bir süredir aynı kızla mı takılıyor? Gülçin buna inanmamı bekleme! Uras Bey 'in yanında taşıdığı hiçbir kız olmadı bu güne kadar." nefes sesi duydum.Gülçin'in vereceği cevabı çok merak ediyordum. "Bilmiyorum Seda, sadece Uras geldiğimden beri benden uzak duruyor. Normalde kendisi beni çağırırdı odasına!" duyduğum sözle gözlerim büyüdü. Uras odasına neden bu kadını çağırıyordu? Aklıma gelen şeyi yapmamış olmasını istiyordum. "Her neyse şekerim. Sıkma canını birkaç gün sonra kapının önüne koyar o kadını. İşte o zaman senin devrin tekrar başlar. Sende Uras Bey'in yanında olursun." "Umarım Seda. Bu sabah her zaman ki gibi beni aramasını bekledim aramayınca ben gitmek istedim. Kapıyı o kadın açınca delirdim." "Şekerim Uras Bey senin tadını almış. Sıkma canını her zaman ki gibi yine seni arzulayacak işte o zaman yine tıpış tıpış ayağına gelecek!" tekrar iğrenç kahkalarını attılar. Duyduklarım canımı acıtmaya başlamıştı. Uras'ın Gülçin'le birlikte olduğunu duymak midemi bulandırmıştı. Resmen yıkılmıştım bu sözler yüreğime kor gibi oturdu. Kapının kapanma sesiyle kabinden dışarı çıktım. Lavaboya ellerimi koyduktan sonra aynada bembeyaz olmuş yüzüme baktım. Uras bu kadar adi olamazdı değil mi? Kendimi aptal gibi hissediyordum. Arabada sadece aynı okulda okumuştuk demişti.Aynı yatağı paylaştığını söylememişti.! Yüzümü buruşturdum. Kadının söyledikleri tamamen farklıydı. Yalan söyleyecek hali yoktu dimi?Bunları söylerken kendinden o kadar emindi ki! Nefesimin bana yetmediğini hissettim. Buradan gitmek istiyordum. Çünkü ağlamam an meselesiydi. Kendimi ilk defa bu kadar basit hissediyordum ve bu duygu beni yıkmıştı. Benim o kadınla yanyana gelmeme nasıl müsade ederdi! O kadın dün akşam içinden kimbilir benimle nasıl dalga geçmişti. Ya bu sabah onu kovduğumda!! Aklımdaki düşünceler canımı yakıyordu. Ellerimle başıma baskı uyguladım. Hemen buradan çıkmak zorundaydım. Yavaşça kapıyı açtım ve beni kimsenin fark etmesini istemeden asansörün düğmesine bastım ve beklemeye başladım. Omzumun üzerinden toplantı salonuna baktığımda Uras'ı gördüm önündeki dosyalara bakıyordu. Emir ise ellerini önünde birleştirmiş başında bekliyordu. Bunu fırsat bildim ve açılan asansörün kapısıyla odaya geri döndüm. Pınar' ı bile gözüm görmeden Uras'ın odasına girip kapıyı hızla çarptım. Çantamı ve telefonumu aldıktan sonra odadan çıktım. Pınar şaşkın bakışları arasında asansöre bindim. Biran önce şirketten çıkmak istiyordum. Kadının söylediklerinin zehri yavaş yavaş kanıma karışıyordu ve bir an önce şirketten çıkmazsam sinir krizi geçirecektim. Titriyordum, sıtma geçiren bir hasta gibiydim. Uras'ın o kadınla hala görüşmesini kabullenemiyordum. Ben onun hayatına girdiysem eğer daha önce birlikte olduğu kadını hayatından çıkarmalıydı. Kendimi aptal gibi hissediyordum. Bir de bizim tanışmamızı sağlamıştı. Ya kendini öpmesine izin vermesi? Sabah boşuna o odaya gelmemişti. Uras'ın odasında defalarca sabahlamıştı. Benim yattığım yatakta daha önce onunla mı yatmıştı? Bunu bana nasıl yapabilirdi? Ben kesinlikle tam bir aptaldım. Onun sevgisine kanacak kadar aptal! Açılan asansörün kapısıyla çıkışa doğru yürüdüm. Herkesin gözü üzerimdeyken titriyordum. Titrememin sebebi ağlayamamamdı. Eğer içimdeki zehri akıtırsam belki biraz olsun rahatlardım. Şirketin önüne çıktığımda temiz havayı içime çektim. Nefesim yetmiyordu bana. Etrafıma bakmaya başladım. Taksi bulmam gerekiyordu. Yanıma doğru koşan adama baktım. Takım elbiseli oldukça iri bir adamdı. Tam önümde durunca başını yere eğdi ve konuşmaya başladı. "Efendim ne arzu etmiştiniz?" sanırım Uras'ın adamıydı. "Bana taksi çağırır mısın?" şaşkınca yüzüme baktı sonra tekrar kafasını eğdi. "Efendim Emir Bey 'e haber vermemi ister misiniz?" derin bir nefes aldım. "Sana ne diyorsam onu yap! Hemen bana taksi çağır." biran önce buradan gitmek istiyordum. Kafasını yere eğen adam kafasını salladı. İki dakika sonra gelen taksiye bindim. Şoföre Seçil' in evinin adresini verdim. Yol boyunca çalan telefonuma tahammül edemeyince hızla meşgule attım ve tam olarak kapattım. Kafamı toparlamam gerekiyordu. Bir süre Uras'ı görmek istemiyordum. Seçil beni kapıda bu halde görünce hemen içeriye aldı. Odasına geçtikten sonra gözyaşlarımı tutamadım. Yüzüme baktı ve merakla sordu. "Ne oldu Öykü? Bu halin ne?" iç çektikten sonra gözyaşlarımı sildim. Ona bütün olanları anlattım, şuan ihtiyacım olan tek şey onun dostluğuydu. O benim gibi değildi daha soğukkanlıydı. Bana sadece o yardım edebilirdi. Anlattıklarımı dinledikten sonra düşündü ve konuşmaya başladı. "Bak Öykü, Uras yakışıklı ve çok zengin bir adam. Etrafında bir sürü kadın olması normal. Senin hayatındaki ilk erkek o evet, ama sen onun hayatındaki ilk kadın sen değilsindir. Sevgilisi hiç olmamış ama birliktelik yaşadığını tahmin ediyordun zaten. Herşey bir yana sana ne kadar değer verdiği de biliyorsun "hüzünle iç çektim. Sonra tekrar konuşmaya başladı. " İyi ki sakinleşmek için bana gelmişsin Öykü" " Anlamıyorsun Seçil, bana ne kadar değer verdiğini biliyorum. Benden önceki hayatı zerre kadar umrumda değil.! Medem böyle bir şey var o kadını nasıl hala hayatımızda tutar. Benim kızdığım konu bu! Dün bile bile beni o kadınla tanıştırdı. Kadın kimbilir içinden benimle nasıl dalga geçmiştir! Beni bu konuma düşürmemeliydi. " Seçil suratını ekşitti ve sinirle konuşmaya başladı. " Öykü sen iyi misin? Kızım böyle kadınların amacı bellidir. Ve amaçlarına ulaşmak için ellerinden geleni yaparlar. Herkes sen ben gibi değil ki. Ya yalan söylüyorsa? Uras'a sordun mu? Kesinlikle Uras'la konuşmalısın!" En doğru karar buydu sanırım ama içimi yiyip bitiren kurtlar bana huzur verimiyordu. Uras'ı o kadınla aynı yatakta hayal ettikçe çıldıracak gibi oluyordum.Seçil bana şevkatle sarıldı. " Hadi kalk, sıcak bir duş al. Makarna yapmıştım duştan sonra onu yeriz. Durum değerlendirmesini de makarnamızı yerken yaparız." dedi. Başımı sallayıp duşa girdim. Duş alıp çıktıktan sonra Seçil'in pijamalarından giyindim. Duş bana iyi gelmişti artık daha sakindim. Yemeğimi yerken Seçil'in yüzüme bakmasıyla elimdeki çatalı masaya bıraktım. " Daha iyi misin Öykü? "başımı aşağı yukarı salladım. " Herşey için teşekkür ederim canım, iyiyim merak etme. "gülümseyince bende gülümsedim. Masanın üzerindeki elimin üstüne elini koydu. " İstersen birkaç gün burada kal. Zaten yalnızım evde annemler memlekete gitti biliyorsun.Hem sakinleşmiş olursun sonra da Uras'la konuşursun. " biraz düşündükten sonra Seçil'e baktım sanırım haklıydı. Hem Seçil'e ihtiyacım vardı. "Peki Seçil, haklısın galiba. Öylesi daha iyi ola-"Ben daha sözümü bitirmeden kapı yumruklanmaya başladı. Panikle ikimizde ayağa kalktık. "Öykü!!" Korku ve heyecan içimi sardı ve Seçil'e baktım. " Seçil bu Uras! Ne yapacağız bütün binayı ayağa kaldıracak. Allahım'ım rezil olacağız." kapıya daha şiddetli vurulunca Seçil şok içinde yüzüme baktı. "Öykü kapıyı aç. Bütün binadakiler uyanacak! "başımı salladım ve kapıya doğru koştum. Kapıyı açtığımda Uras kolunun birini kapıya koymuştu ve başını koluna dayamıştı. Boşta kalan eli havada kalırken başını kaldırıp bana baktı. Gözleri öfkeden kan çanağına dönmüştü.İçki kokuyordu ve burnundan soluyordu. Yavaşça bana yaklaştı. Birden koluma asıldı ve beni çekiştirmeye başladı. Çırpınırken Seçil'e baktım. Seçil bir eliyle ağzını kapatmış şok içinde bize bakıyordu. Bağırmaya başladım. "Bırak beni Uras, bırak kolumu!" Uras tuttuğu gibi beni kucağına aldı. Seçil çığlık atarak bize doğru koştu ama Uras durmadı ve merdivenlerden inmeye başladı. Dışarı çıktığımda hiç beklemeden arabaya doğru götürdü. Bir eliyle beni tutarken diğer eliyle kapıyı açtı. Kapı açılınca Uras beni fırlatır gibi arabaya savurdu. Resmen burnundan soluyordu. Kapıyı hızla kapattıktan sonra kendi yerine geçti. Kafasını geriye doğru koltuğa yasladı. Bir süre öylece sakinleşmek için bekledi. Araba hızla ilerlerken Uras direksiyona vurmaya başladı. Sonra tekrar ve tekrar aynı şeyi yaptı. Korkuyla ona baktım.Sanırım bugün beni öldürebilirdi.  Sessizce onun konuşmasını bekledim. Arabada sadece onun nefes sesleri vardı. Bir süre sonra Uras'ın evinin önüne geldik. Dışarıda bekleyen adamları görünce üzerimdekilere baktım. Üzerimde Seçil'in pijamaları vardı ve ayağımda ayakkabım bile yoktu. Nasıl inecektim arabadan? Utanç içinde başımı yere eğdim. O an beni bu halde buraya zorla getiren Uras'a çok kızdım. Arabadan indi ve adamlarına bağırmaya başladı. "Kaybolun lan hepiniz!" Adamlar panikle arka tarafa doğru yürürken Uras gelip kapımı açtı ve beni kucağına aldı hızla eve doğru yürüdü. Uras hiçbir şey söylemeden merdivenlerden çıktı. Odaya girdikten sonra beni sertçe yatağa doğru atınca korkuyla çığlık attım. İşaret parmağını yüzüme doğru salladı ve dişlerini sıkarak konuşmaya başladı. "Senin derdin ne Öykü? Sen beni öldürecek misin? Yoksa benim sabrımımı sınıyorsun? Bana haber vermeden nasıl çıkarsın şirketten! Ne yapmaya çalışıyorsun Öykü?" Hiçbir şey söylemeden öylece yüzüne baktım. Eğer konuşmaya başlarsam yer yerinden oynardı. Derin bir nefes alıp geri verdim. "Cevap ver!" sesinin yüksek çıkmasıyla yerimden sıçradım. Daha fazla dayanamadım ve ayağa kalkıp önünde durdum. Elimle göğüsünden ittirdikten sonra konuşmaya başladım. "ARTIK SENİNLE KALMAK İSTEMİYORUM URAS! BİTTİ ARTIK ANLIYOR MUSUN? BİTTİ...." BÖLÜM SONU Umarım beğenirsiniz ☺️ OYLAMAYI UNUTMAYALIM
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE