Güneşin doğuşuna şahit olduğu sıradan bir sabahtı. Hırkasının kollarına kendisini asmış yüzündeki gülümsemeyle beraber bahçede güneşe bakıyordu. Arabaların sesi evin önünü dolduruyordu. Caddeye yakın olduğu için motor sesini duymak burada olağandı. Saçlarını arkaya doğru attı. Ayaklarını sehpanın üzerine doğru uzattı. Kaşları çatıktı ama dudakları yukarı doğru kıvrılmıştı. Gözlerini tek bir şeye odakladı. Önünde kahvesi vardı. Biraz içmeyi denedi. Soğuk olduğu için dilinde tuhaf bir tat bırakmıştı. Masada duran telefonuna da göz attı. Birazdan hazırlanıp dışarıya çıkmak istiyordu. Öksürmeye başlayınca hasta olacağını anlamıştı. Kendi sağlığına dikkat etmiyordu. Artık dikkatli davranmalıydı. Öyle gelişigüzel giyinemezdi. Bu havalar hasta olmak için vardı. Kumru'nun bünyesi düşüktü. Hemen h

