KARDELEN Hayat… bazen insanın suratına tokat gibi vuruyor ya, işte tam da öyle bir andaydım. Ayaklarımın altındaki zemin kayıyor gibiydi. Duvarın dibine dayanmış, elimde olmadan titreyen parmaklarıma bakıyordum. O doğumhaneye alınırken gözüm sadece Jiyan’ın gözlerindeydi. Korku, şaşkınlık, gözyaşı… ama o halde bile bize bakıp gülümsedi ya, işte o an içime işledi. Ben hâlâ... şoktaydım. Jiyan’ın, o deli dolu kızın, benim sırdaşımın... öz annesinin Sultan Hanım olduğunu öğrenmiştim. Ve bu öyle bir gerçekle yüzleşmekti ki, içimi tarif edemediğim bir suçluluk, hüzün ve anlam veremediğim bir öfke sardı. Sultan Teyze’nin sesi kesildiğinde dudaklarım kurumuştu. İçimde bir sızı… tarifi zor bir ağırlık vardı. Gözlerimi yavaşça Cihan Ali’ye çevirdim. Göz göze geldiğimizde sesim titreyerek fısılda

