Sabaha kadar gözlerimi bile kırpmadan yatağın içinde bir o yana bir bu yana dönüp durduktan sonra ayağa kalktım. Saate baktığımda altı olduğunu fark ettim. Aslında şu an sadece uyumak istiyordum ama Ardıç'ın söylediklerini de düşünmeden edemiyordum.
"Güzel bir kadınsın herhalde ya. Ondan ona öyle gelmiştir." başımı salladım. Saatlerdir kendimle konuşup mantıklı açıklamalar uydurup duruyordum. Aslında hepsi de çok mantıklıydı. Bana aşık olması saçmalığı dışında.
Sessizce odanın kapısını açıp dışarı çıktım. Bu saatte uyduğunu düşünüp bahçeye çıkacaktım ama o da kapısını açıp çıktığında elim kapının kulpunda öylece kalakaldı. Uyumamış mıydı? "Ne işin var senin bu saatte?"
"Şey ben, bahçeye çıkacaktım biraz. Sen neden uyanıksın?"
"Ben de..." derin bir nefes aldı. "İyi o zaman, sen çık."
"Yok, sen çıkacaksan çık. Ben odama geçerim."
"Çık işte Larin. Benim zaten odamda işlerim var."
Başımı salladım. "Koskoca bahçe, yani istiyorsan beraber çıksak da olur."
"Bu elbiseyle mi çıkacaksın? Üşürsün."
Eğilip elbiseme baktım. Nikah için aldığı ve benim paramparça ettiğim elbise üzerimdeydi hâlâ. "Üşümem ben."
Başını salladı. Gözleri elbisemde gezindi. "Böyle de güzel olmuş."
Sakin sakin konuşmamız sinirimi bozuyordu ve onu gram anlamıyordum.
"Sağ ol. Elbisene biraz yazık ettim ama..."
"Yok, güzel olmuş." saçlarını karıştı. "O zaman sen bahçeye çık. Ben çalışma odasında olacağım."
Başımı sallayıp kapı kulpunu bırakıp bir kaç adım attım ama beynimdeki düşünceler bir türlü susmuyordu. "Ardıç?"
"Efendim?"
Gülümsedim. "İsmin çok güzelmiş. Kim koydu?"
Kaşlarını çattı. "Nereden geldi aklına birden? "
"Bilmem. İsmin güzel sadece."
"Teyzem koymuş. O istemiş Ardıç olmasını. Ya senin adın neden Larin?"
"Annem koymuş benim ismimi de. Bilmiyorum pek, öyle yani."
Başını salladı. "Güzel."
Derin bir nefes aldım. "Güzel." ellerimi arkada birleştirdim. "Bir şey daha sorabilir miyim?"
"Hayır. Soramazsın."
Al işte, yine aniden ruh hali değişmişti. "Çünkü biraz daha karşımda bu şekilde durursan kendimi tutamam."
Kendini tutamazsın? Tutma o zaman Ardıç. Çünkü ben de tutamıyorum.
Adımlayıp aramızdaki mesafeyi hızlıca kapattım. Bana yapacaklarını bile düşünmeden dudaklarına yapışıp kollarımı boynuna doladığımda ellerini belime yerleştirip öpüşüme sertçe karşılık verip geri geri gitmeye başladı. Kapısına sırtını çarptığında tek eliyle kapıyı açtı.
Odaya girdiğimizde elini elbisemin içinden küloduma getirip hızlıca sıyırıp beni duvara yasladı. Dudaklarımdan ayrılıp vakit kaybetmeden dizlerinin üzerine çöküp külodumu sıyırıp attığında elbisemi sıyırıp başını vajinama yaslayıp dilini çıkarıp boydan boya yaladı. Elimi saçlarına götürüp başımı arkaya atıp derin bir nefes aldım. Diliyle zevk noktama masaj yapar gibi yalarken kendimden geçiyordum. Ellerimi saçlarında gezdirdiğimde elbisemi tutup iyice yukarıya doğru çekti. Vajinamın yanaklarını aralayıp sertçe emdiğinde küçük bir çığlık attım. "Ahh, Ardıç.."
Geri çekilip elini vajinamda gezdirdi. "Seni bu elbisenin içinde sikmek istiyorum demiştim."
Güldüm. "Yalnız o elbise biraz parçalandı."
"Merak etme. İşim bittiğinde kalanı da parça parça olacak." Bunu yapacağından emindim. "Önce seni biraz genişletelim."
Eşofmanını sıyırdı boxerı ile birlikte. Penisi ortaya çıktığında hiç beklemeden hepsini bir anda içime soktuğunda derin bir nefes alıp yutkundu. Dudaklarını ıslattığında yüzündeki rahatlamayı fark ettim. "Ah sikeyim. Çok darsın hâlâ."
Elini vajinamın üzerine getirip sertçe vurdu. Sanki dar olduğum için cezalandırır gibiydi.
Acıyla inlediğimde omuzlarına tutundum. Hızlıca tişörtünü başından çekip çıkardığında ellerim bir kaç saniyeliğine üzerinden ayrılmıştı ama üzerinden indirdikten sonra yine omuzlarına yerleştirmiştim. İçimde sert ve hızlı bir şekilde gidip gelirken yutkundum. Tırnaklarımı omzuna geçirdiğimde mırıldandı. "Ah, siktir... Çiz orayı Larin."
Deli miydi bu adam? Ama neden hâlâ sorguluyordum ki? Tabiki deliydi. "Bedenimde sana ait bir şey istiyorum. Omuzlarıma ve sırtıma sana ait bir şey bırak."
Kendinden geçmiş gibi içimde gezinirken parmaklarımı yavaşça aşağı doğru kaydırdım. Bir kedi gibi sırtını çizdiğimde zevkle inledi. "Ah, sikeyim seni..." ellerini kalçalarıma götürdüğünde beni hızla kucağına aldı. Yatağa doğru adımlayıp yatağa bıraktığında içimden de çıkmıştı. Menisiyle sırılsıklam olan penisi sarkarken dediğini yapıp elbisenin göğüs kısımlarından tutup iki yana çekti. Saten olduğu için kolayca parçalanırken eğildi. Açıkta kalan göğüslerimi yalamaya başladığında yutkundum. Dil darbeleri meme ucumun etrafında geziniyor bazen de ısırırken vücudum iyiden iyiye gerilmişti. Vajinamdan zevk sularım akarken doğruldu. İki göğsümü sıkıp okşarken dizlerinin üstünde yatağa oturdu. Penisini göğüslerimin arasına yerleştirip kaymaya başladığında göğüslerimi birbirine iyice yaklaştırdı. Deli gibi ileri geri giderken göğüslerimin arası menisi yüzünden kirlenmişti bile. "Ah, siktir..."
Geri çekilip dudaklarıma uzandı. Dilini içeri daldırıp üst dudağımı emerken ilk defa bu kadar acemice öpüyordu beni sanki. Aceleci...
Elimi penisine götürüp sıktığımda dudaklarıma doğru inledi. İnleyişini duydukça daha sert sıktım penisini. O kadar büyümüştü ki... Büyüklüğü beni her seferinde şaşırtıyordu.
Alt dudağımı ısırıp uzaklaştı. "Bu dokunuşların beni mahvediyor."
Doğruldum. "Tadına bakmama izin ver."
"O senin." dediğinde penisini ellerimin arasında okşamaya başladım. Baştan aşağı kaygandı. Menisi her yere bulaşmışken eğilip penisini ağzımın içine aldım. Zevkle emerken ağzımın içine boşaldığında gözlerimi kapattım. Tadına vardıkça değişik iniltiler çıkarıp duruyordu.
Penisinin tamamını ağzımın içine alıp emdiğimde damarlarındaki kan akışını bile hissedebiliyordum. Sıcak bir sıvı genzimi yakarak aşağı kaydığında öksürerek geri çekildim. Bunu her yaptığımda boğuluyor gibi hissediyordum.
Ayrılır ayrılmaz belimden tutup beni ayağa kaldırdı. Ters çevirip belimden tutup eğdiğinde elbisenin kalan kısımlarını da parçalayıp attı. Penisini tutup kalçalarımı aralarken biraz daha eğildim. Rahat bir şekilde vajinamı bulup içime girdiğinde yavaş yavaş içimde gezinmeye başladı. Bir yandan da kalçalarımı sıkıp duruyordu.
Kalçama sert bir şekilde vurduğunda keyifle inledim. Saçlarımı yana atıp eğildi. Sırtıma bir öpücük bırakırken tekrar kalçama vurdu. İçimde hızla gidip gelmeye başladığında iniltilerim artmaya başladı. O kadar kalın ve büyüktü ki onu alabildiğime her zaman şaşırıyordum. "Çok iyisin güzelim."
"Ardıç, boşalacağım."
"Boşal güzelim. Hepsini keyifle içeceğim." dediğinde gözlerimi kapattım. Sadece bedenlerimizin birbirine çarpma sesi duyulduğunda fışkırarak boşaldım. Ardıç aniden içimden çıktığında dudaklarını vajinamda hissettim. Dediğini yapıp tüm kalıntılarımı içerken vajinamın yanaklarını sertçe emdi. Bunu her yapışında ruhumu teslim eder gibi oluyordum. Küçük bir çığlık attığımda belimden tutup kaldırdı. Doğrulduğumda penisini kalçalarımın arasında hissediyordum.
"Bir anlaşma yapalım Larin. Aramızdaki bu şey asla bitmesin. Ama başka bir şeyin de araya girmesine asla izin vermeyelim."
Başka bir şey mi?
"Başka bir şeyden kastın ne?"
"Her neyse işte. Herhangibir şey aramıza girmesin. Sadece cinsellik."
"Eğer istediğin buysa bana uyar." ama korktuğu ve aramıza girmesini istemediği şeyin de ne olduğunu az çok tahmin edebiliyordum.
Kollarımı tutup uzaklaştırdı. Yatağa uzandığımda üzerime eğilip dudaklarıma küçük bir öpücük bıraktı. "Bir daha?"
Başımı salladım. "Bir daha." diye mırıldandığımda dudakları boynumu buldu.
Ardıç Atahan her gecesini paylaştığı bir kadına aşık olmaktan korkuyordu. Ve bu nedensizce beni mutlu etmişti.
~ ~ ~ ~ ~