Odamın içinde bir ileri bir geri giderken başımı olumsuzca salladım. "Yok, adam gerçekten kocam değil zaten. Bana ne ki..."
Elbisemin eteklerini tuttum. "Kadının bir suçu yok. Kadının bir suçu yok. Hepsi o pislik Ardıç yüzünden. Ona bir şey demeyeceğim."
Derin bir nefes aldım. "Biz gerçekten evli değiliz. O adam benim kocam değil. O adam pisliğin teki." aynanın önünde durdum. Elbiseyi giydiğim ilk an ne kadar güzeldi. Ama şimdi onun içinde o kadar çirkin görünüyordum ki... Bıkmış, tükenmiş.. "Beni kırma demiştim Ardıç. Sana beni kırma yeter demiştim."
Hızlıca banyoya geçip aynalı dolabı açtım. Makası alıp eğildim. Elbisenin etek kısımlarını kesmeye başladım. "Allah belanı versin senin orosbu çocuğu!"
Ama hata bende. Ben ne diye kabul ettim ki bu evliliği? Adam karşı odamda başka bir kadınla sevişiyordu ya resmen.
Doğrulup elimdeki makası bıraktım. "Karşımdaki odada başka bir kadınla... Ve ben burada oturup onların seslerini dinlemeyeceğim."
Makası tekrar elime aldım. Kadının bir suçu yoktu ama o Ardıç denen pisliği öldüreceğim ben.
Banyodan çıkıp derin bir nefes aldım. Odadan çıkıp karşı odaya doğru adımladım. Ben de buna izin vermeyecektim.
Kapıyı açmak için kulpu aşağı indirdiğimde kilitli olduğunu fark ettim. Bir de kapıyı mı kilitlemişti.
Kapıya vurmaya başladım. "Ardıç aç şu kapıyı!"
Hiç ses gelmedi odadan. "Ardıç aç şu kapıyı!"
Bilerek mi yapıyordu ya? Kapıyı açmıyordu hâlâ. Ama ben açtırmasını bilirdim. Çünkü neyden hoşlanmadığını çok iyi biliyordum. "Sana diyorum orosbu çocuğu! Aç şu kapıyı!"
Kapıyı bir kez daha yumrukladığımda elim boşluğa düştü. Kapı açıldığında makas olan elimi havaya kaldırdım. "Geber pislik!"
Bileğimi tuttu sertçe. "Ne yapıyorsun kızım sen? Delirdin mi?"
"Evet, sen delirttin beni! Sen!" diğer elimi kaldırdığımda onu da tutup duvara yasladı.
"Larin dur ve odana git."
"Gitmiyorum. Yok gitmiyorum. Nerede o kadın?" odasına bakındım. Yatağı dağılmamıştı. "Banyoda mı yoksa? Göndereceksin onu Ardıç. Hemen göndereceksin onu yoksa yemin ederim saplarım şunu sana."
"Hadi ya, saplasana. Nasıl saplıyorsun bir göreyim."
Nefesimi bırakıp makası saplamaya çalıştım ama elimi öyle sert tutuyordu ki... "Bırak elimi."
"Saplasana."
"Bırakırsan saplarım!"
"Larin, delirtme lan beni! Odana git!"
"Gitmiyorum! O kadını buradan yollayacaksın sonra da paşa paşa cezanı çekeceksin!"
"Sen mi ceza vereceksin bana?"
"Evet, ben vereceğim öküz!"
Kaşlarını çattı. "Canımı sıkıyorsun Larin."
"Çıkar o kadını bu evden o zaman! Sana dedim değil mi? Beni kırma yeter dedim. Benim de bir gururum var. Evlendiğimiz gün başkasını alamazsın koynuna! Sahte de olsa izin vermem buna."
"Almadım. Almadım başımın belası almadım! Gitti, yolladım kadını. Oldu mu?"
"Ne?" etrafıma bakındım. Kadın banyoda değil miydi şimdi? "Yalan söylüyorsun, banyoda o kadın."
Ellerimi bıraktı. "Geç bak, sonra da odana git."
Geri çekilip yatağına adımlayıp uzandığında hâlâ kapının önündeydim. Yalandı. Madem geri gönderecekti niye getirdi ki eve?
Ona inanmadığım için banyoya doğru adımladım. Kapıyı açıp kontrol ettim ama dediği gibi gerçekten de boştu burası.
Göndermişti. Kadını gerçekten göndermişti.
Eee madem böyle yapacaktı neden boş yere sinirlendirdi ki beni? "Niye gönderdin?"
"Gördün ve şimdi git Larin."
Omuz silkip yatağına yaklaşıp başında dikildim. "Deli misin sen? Neden gönderdin? Hayır yani neden çağırdın o zaman koynuna almayacaksan?"
"Sanane. Çok önemli mi? İstediğim kişiyle beraber olurum. Bu neden seni kırıyor ki?"
"Karınım çünkü."
"Sahte. Sahte karımsın. Şunu kafana sok Larin."
"Sokmuyorum. Ardıç asla ama asla ben senin karın olduğum sürece başka birini yatağına alamazsın. İzin vermiyorum." doğrulup bileğimden tutup beni yanına çekti.
"Senden izin alır gibi bir halim mi var Larin?"
"Larin değil. Larin Atahan. Ve ben Atahan olduğum sürece benden izin alacaksın Ardıç Atahan."
Elinden kurtulmaya çalıştığımda kolumu sertçe tuttu. "Ne oldu sana ya? Sen evlenince kendini bir halt mı sanmaya başladın? Benim gözümde gram değişmedin. Alış buna."
Kaşlarımı çatıp boşta kalan elimle yüzüne tokat attım. Bir kaç saniye başı eğik bir şekilde durduktan sonra sertçe iki bileğimi de tutup beni yatağa yatırıp altına aldı. " Sabrımı sınıyorsun. " öfkeyle soluyan yalnızca o değildi. Söylediği her bir kelimeye karşı büyük bir öfke duyuyordum. Ve bugün ne olacağı umrumda değildi.
"Çekil üstümden adi herif!" erkekliğine tekmeyi geçirdiğimde acıyla inledi ama gram oynamadı yerinden.
"Larin dur artık! Sana zarar vermek istemiyorum! Dur."
Bağırdığında kollarından kurtulmaya çalıştım. "Vermiyor musun zaten? Bana en büyük zararı sözlerinle veriyorsun zaten. Bırak şimdi beni!"
"Kızım..." öfkeyle konuştuğunda bağırdım.
"Ben senin kızın falan değilim! Düzgün ko...!"
Dudaklarını dudaklarıma bastırdığında susmak zorunda kaldım. Sanki az önce deli dehşet kavga etmemişiz gibi beni öperken ona hiç karşılık vermedim.
Nefes nefese geri çekildi. "Kadınım. Kadınımsın sen benim."
Derin bir nefes alıp yutkundum. Bu adam kesinlikle manyaktı. "Anlamıyor musun hâlâ? Sana bağımlı olmak istemiyorum Larin."
Boğazımı temizledim. Afallamıştım. Bunları duymayı asla beklemiyordum. "Ne diyorsun sen?"
"Sana çekiliyorum diyorum. Sana bağımlı hale geliyorum yavaştan ve ben bunu istemiyorum. O kadını gönderdim çünkü vücudumda bir tek senin dokunuşların kalsın istedim. Seni öptüğüm dudaklarla başkasına dokunmak istemedim." nefesini bıraktı. "Görmüyor musun Larin? Bağırmana, küfretmene, vurmana rağmen kıyamıyorum sana. Seni kendimden uzaklaştırsam bile..." gözleri tekrar dudaklarıma kaydı. "Bak, bu kadar yakınız işte. Çok yakınız."
Bileklerimi yavaşça bırakıp doğruldu. "Odana git şimdi."
Doğrulup ayağa kalktım. Söyleyecek hiçbir söz bırakmamıştı ama ayaklarımda adım atacak güç de kalmamıştı. Bir şeyler söylemek istiyordum ama onun öncesinde ne hissettiğimi de anlamam lazımdı.
Ben ne hissettiğimi bilmiyordum.
Başımı sallayıp odadan çıktım. Kapıyı kapattıktan sonra hızlıca kendi odama geçip kendimi yatağa bıraktım. Ardıç'ın söylediklerini tekrar tekrar düşündüm. Binlerce kez düşündüm.
"Tek bir kural vardı." diye sayıkladım.
"Aşık olmak yok."
Başımı iki yana olumsuzca salladım. "Bu zaten aşk değil ki? Belki de takıntı. Ardıç beni takıntı yapmış olmalıydı."
Ya sen? Sen onu neden bu kadar çok düşünüyorsun Larin?
"Başka bir kadını getirdiği için gururum kırıldı sadece."
Yalan. Yeni tanıdığın bir adamın koynuna birini almış olması seni ne ilgilendirir? Evlendik diye ona karışabileceğimi neden düşündüm ki?
Ama az önce bas bas bağırdım. Ben Larin Atahan diye bas bas bağırdım. Ben onun karısıydım ve yalandan da olsa başka birisiyle olmasını kaldıramamıştım işte.
Nefesimi bırakıp diğer tarafa döndüm. "Düşünme kızım. Düşünme yoksa kafayı yiyeceksin."
"Kadınım..."
Bana kadınım dediğini hatırlayınca gülümsedim. Salaktım, ben kesinlikle süzme salaktım. Ama içim eriyordu. Bana kadınım dediğinde içim eriyordu.
Bu aşk mıydı yoksa takıntı mı bilmiyorum ama her ne haltsa Ardıç gibi beni de bağımlı hale getirmişti sanırım. Ben de sanırım ona bağımlı hale gelmiştim. Tıpkı onun gibi...
~ ~ ~ ~ ~ ~ ~