Gece boyunca gözlerimi tavandan ayıramadım. Kadir’in dudaklarının hâlâ dudaklarımda bıraktığı iz, nefesinin tenimdeki sıcaklığı bir türlü silinmedi. Kalbim deli gibi atıyor, zihnim ise onun sözlerini durmadan tekrar ediyordu: “Adımı silerim, nefesimi sökerim ama senden vazgeçmem.” O an kalbim titremişti, evet… ama aynı anda içimde derin bir sızı vardı. Çünkü ben artık sadece bu tür sözlerle ikna olacak bir kız değildim. İnadına, kıskançlığına değil; yarınlara dair umuda ihtiyacım vardı. O ise hâlâ bana öfkeyle sahip çıkıyordu. Uyumaya çalıştım, olmadı. Her yastığa dönüştüğümde gözlerim doldu. Kalbim, Kadir’i geri çağırırken, aklım bana ondan uzak durmam gerektiğini fısıldıyordu. Sabah olduğunda gözlerimin altı morarmış, yüzüm solmuştu. Ev sessizdi. Annemle babam hâlâ İzmir’deydi. Kahval

