Yatağa çarparak oturdum ucuna. Kutlu'nun adımları seyrek olsa da uzunca attığı için yanıma birkaç saniyede ulaşmıştı. Elleri bornozumu sıyırmaya başlarken, gözdağı vermeye çalıştığını anlamıştım. Beni arsız bir or*spu bellemesi sinirlerimi bozsa da geri adım atmadım. "Mine Hanım..." dizini yatağa dayayarak göğsünün gölgesi altına aldı beni. Şaşkınca suratına bakıp iki elimi yerleştirdim boynuna. Böyle cüretkar davranmamın bir sebebi vardı. Hırs ve öfke, ona karşı davranışlarımı kamçılıyordu bugün. Beni hatırlıyordu. Münevver'in saf kalbiyle oynarken de sevgi sözcükleri yağdırmıyor muydu üzerime? Çapkın gülüşümle beraber kulağına yaklaşarak fısıldadım. "Sevdiğin şey ben değilim." "Sevdiğim şey sizsiniz." İki elimle yüzünü kavrayarak onu iyice kendime çektim. Neredeyse üzer

