Delmar'ı karşımda görünce donmuştum. Nasıl ya? Ne alaka? Ne zaman? Şu on saniye içinde ağzım açık karşımdaki dangalaklara bakıyordum. "Siz?" diye bildim sadece. Dante kolumdan tutmuş beni içeri çekmeye çalışıyordu. Bense olduğum yerde çivilenmiş Delmar'a bakıyordum. Arkamdan daha ne kadar oyun dönmüştü? Çok mu boş bırakmıştım? Lanet olsun. Resmen aptal yerine konmuştuk. "Hare gel içeriye geçelim." Kolumu sertçe çektim. Dante'ye hışımla dönüp, "Sen biliyordun? Biliyordun değil mi? Resmen dalga geçtiniz benimle." Çok kızgındım. Dante kızmaktan ziyade daha çok gülüyordu. Onu öyle gülerken görünce sinirlerim daha çok zıpladı. "Kimse bilmiyordu Hare." dedi Leman. "Sen sus." Leman başka şeylerde söylüyordu ama benim çıkışıma susmak zorunda kaldı. "Bilmiyordum Hare. Gerçekten bilmiyordum.

