2 hafta sonra Ayaklarımın altında ezilen kurumuş otların sesi, ezbere bildiğim bir şarkının notaları gibi geliyordu kulağıma. Hafif nemli saçlarım yaz meltemiyle savrularak kururken, adımlarım birbiri ardına sıralanıyordu. Kızlara verdiğim eğitimi bugünlük bitimiş ve duş alıp karargahtan çıkmıştım. Şimdi ise beni bekleyen arabaya doğru ilerliyordum. Aslında yaklaştığım şey yalnızca araba değil, beni buraya hapsedecek kaçınılmaz sonumdu. Boğuluyordum. Babamın yaptığından sonra aldığım nefesler boğazıma yapışıyor, dikenli tel misali dokunduğu yeri kanatmadan geçmiyordu. Ve bu halimi bilen yalnızca bendim. O videoyu izlediğim, evlilik kararını onayladığım günden beri dışarıya karşı çelik gibiydim. Sanki babamdan yediğim darbe bende sinek ısırığı kadar bile acı bırakmamış gibi davranmış, ö
Ücret ödemeden günlük olarak güncellenen sayısız kitap ve hikayeyi okumak için QR kodunu tara ve hemen indir


